TYB'DE MUSTAFA KABAKCI KÜLTÜR- SİYASET İLİŞKİSİNİ ANLATTI

TYB Konya Şubesinin bu hafta düzenlediği etkinliğin konuğu AK Parti Eski Konya Milletvekili Mustafa Kabakcı idi.

Mustafa Kabakcı “Memleketimden İnsan Manzaraları ve Kültür – Siyaset İlişkisi” başlığı altında verdiği konferansta önce bir fotoğraf sunumu yaptı ardından konuşmasına geçti.

Kültür üzerine yoğunlaşan Mustafa Kabakcı, başından geçen ve tanık olduğu enteresan olayları anlatarak kültürün sürekliliğine vurgu yaptı.

Kültürlerin milletleri birleştiren önemli faktörlerden birisi olduğunu söyleyen Kabakcı “Almanya’da öğretmenlik yaptığım sırada Finlandiyalı bir tanıdık evime ziyarete geldi. Elinde bir hediye paketi vardı. Ben paketi aldıktan sonra bir kenara bırakarak misafirime hoş geldin diyerek içeriye buyur ettim. Finlandiyalı bana dönerek ‘biz aynı köklerden gelen milletin çocuklarıyız, buna bugün bir kez daha tanık oldum’ dedi. Ben bu sonuca nereden vardınız diye sorunca, ‘biz de getirilen hediye paketini açmadan bir tarafa koyarak misafirimizle ilgileniriz. Bu bir kültürün bu güne uzantısı ve sizin yaptığınız bu hareket bizim aynı kültür dairesine ait olduğumuzu gösterir’ diye cevap verdi.” diyerek kültürlerin farklı coğrafyalarda olunsa dahi aynı kaynaktan beslenenler için aynı sonucu getirdiğini söyledi.

Gelişmiş ülkelerin kültürün değerini çok iyi kavradığını ve bu konuda ciddi çalışmalar yaptığını anlatan Kabakcı, bizler de insanlık âlemi içerisinde seçkin bir yere sahip olmak istiyorsak kültürün değerini aynı şekilde kavramalıyız, dedi. Bu konuda Fransa Cumhurbaşkanı De Gaulle’ün “Kültür Bakanının imzalamadığı hiçbir evrakın altına imza atmadığını örnek gösterdi ve “Bir gün De Gaulle’ün önüne Tarım Bakanlığını ilgilendiren bir evrak gelmiş, evrakın altında Kültür Bakanının imzasını görmeyen De Gaulle bu evrak Kültür Bakanı tarafından imzalanmadıkça ben imzalamam diyerek geri göndermiş. Yardımcıları bu evrakın Tarım ile ilgili olduğunu Kültür alanı ile bir ilgisi bulunmadığını söylemişler; ancak De Gaulle ısrarla Kültür Bakanının imzasını istemiş. İşte bu politika sayesinde Fransızlar bugün yetmiş küsur peynir çeşidine sahip olmakla övünürler.” dedi.

Bu millete mensup olmanın kanla tarif edilemeyeceğini,  milleti tarihimizin hiçbir döneminde kan ile tarif etmediğimizi, Anadolu’nun Ahmet Yesevi’den bu yana Türkistan’dan akan bir maya ile mayalandığını ve bu milletin özünü oluşturduğunu söyleyen Kabakcı “kim bilir belki de Nasrettin Hoca’nın göle çalmaya çalıştığı maya bu maya idi, bu gün bu mayanın tuttuğunu görüyoruz” şeklinde konuştu.

Kabakcı, asil davranışların altında binlerce yıldır bu güne süzülüp gelen bir kültür birikiminin yattığını belirterek siyasilerin görevi içinden çıktıkları milletin kültürünü çok iyi bilerek bunların gelecek nesillere taşınmasını sağlamaktır, dedi.

Yüzlerce yıldır oluşan bu kültürü benimseyen ve yaşayan bu millete “imanının tam olduğunu” belirten Mustafa Kabakcı “Dünya insanlığı bu yamyamlıktan kurtulacaksa Anadolu mayası bütün dünya kültürlerine yeni bir maya çalmalı ve bütün dünyayı dönüştürmeliyiz. Bunun için önce biz, bizi bileceğiz, korkularımızdan kurtulacağız ve bir güzel gelecek inşa edeceğiz” dedi.

Konuşma sonrasında Mustafa Kabakcı’ya günün hatırasına Şair Ahmet Kot tarafından bir plaket takdim edildi. Plaket takdimi sırasında Mustafa Kabakcı salonda bulunan torunlarını da kürsüye çağırdı ve plaketi hep birlikte aldılar. Toplu fotoğraf çekiminden sonra etkinlik sona erdi.