Ders Kitaplarında Evrim-II


Darwinizm’in bilim değil, Allah’ın varlığını inkâr amacıyla savunulan ahir zamanın en büyük Deccalî felsefesi olduğu, devletin kurumlarıyla bu sapkın felsefenin savunulmasının kabul edilemeyeceği ve tek yanlı bu eğitimin artık son bulması gerektiği konusundaki yazıma devam ediyorum.

 

Evrimin bilim dışı iddialarının hiçbiri gerçekleşmemiştir. Fosil kayıtlarında bir türün mutasyon gibi değişikliklerle diğer bir türe dönüştüğünü gösteren tek bir kanıt yok. Bilimsel tüm bulgular, canlı türlerinin ataları olmadan ve aniden ortaya çıktıklarını gösteriyor. Tüm bu gerçekler, hem canlılığın rastlantılar sonucu ortaya çıktığını ileri süren evrim teorisini, hem de Allah tarafından yaratılıp, ardından aşamalı bir evrim sürecinin gerçekleştiğini tamamen geçersiz kılıyor.

 

Türlerin aniden ortaya çıktığının, canlıların değişmediğinin yani yaratıldığının delili olan 700 milyon fosil var ve içlerinde tek bir tane bile ara geçiş form fosili bulunmuyor. Yaratılış gerçeğine direnmek bilimsel değil. Okullarda fosiller sergilenemiyor, Halktan olduğu gibi öğrencilerden de fosiller gizleniyor. Fosilden korkan bilimsel teori olabilir mi? Evrimciler bilimi yasaklamaya çalışıyorlar. Burada bir anormallik yok mu sizce?

 

“Darwinizmi ısrarla kabul ettirmeye çalışanlar, "herşey tesadüfler sonucu oldu, dini bırakın" diyeceklerdi ama buna müsaade etmedik, etmeyiz. Müslümanlara Darwinizmin geçersizliğini kabul ettirip sonra Allah'ı inkar ettirebileceklerini ve yerine evrimi koyacaklarını zannediyorlar. Bütün delilleriyle Darwinizmin geçersizliğini anlattık. Boşuna çırpınmasınlar, evrim yoktur, dünyadaki en çürük teoridir evrim. Darwinizm eski Sümerlerden gelen, hurafelerle dolu bir pagan dinidir, evrim hakkında bilgisi olmayan bazı kişiler bunu bilmiyorlar. Yaratılışı savunmak 'ilericiliktir'. Paleontoloji bilimini kullanarak, fosillerin değişmediğini, canlıların evrim geçirmediğini kanıtlıyoruz. Kainatın ve her şeyin tesadüfen olduğunu iddia etmek olabilecek en mantıksız izahtır. Evrimciler kendilerini bu kadar küçük düşürmemeli. Canlılığın ortaya çıkışını açıklamakta ‘tesadüf’ iddiasını kullanan Darwinizm dünya tarihinin insan aklıyla alay eden en berbat felsefesidir.”(1)

 

Darwinizm’in sosyal yönü ise çok daha büyük bir tehlike. Yıllardır insanlığı mutsuzluğa sürükleyen ve milyonlarca masum insanın ölümüne sebep olan komünizm, faşizm, ırkçılık, kapitalizm kaynaklı savaşlar ve bugün de süren terörün asıl kaynağı Darwinizm'dir. Teorinin dayattığı çarpık iddialar, öldürmeyi, köleleştirmeyi ve sömürmeyi, insanların adeta bir 'doğa kanunu' olarak anlamalarına sebep olmuştur. Bu yüzden zayıf, güçsüz ve hasta insanların yok edilmesi, güçlü ve zengin insanların ise üstün konumda olması gerektiği insanlara doğal gelmiştir. Darwinizm'e göre, doğada acımasız bir yaşam mücadelesi, güçlünün güçsüzü ezdiği ve sonunda güçlünün hayatta kaldığı bir çatışma vardır. Darwinizm'i benimseyen söz konusu ideolojilerin mensuplarınca toplumda bir sınıf çatışması oluşturularak, insanlığın gelişip, modernleşeceği zannedilmiştir.

 

Bugün dünyada milyonlarca insan, açlık çeker, zulüm görür, haksızlıklara uğrar ve yurdundan sürülürken, insanların büyük çoğunluğu bu zulme duyarsızdır ve kendi dünyevi çıkarlarını gözetir. Darwinizm, verdiği telkinlerle bu acı, kan ve gözyaşının sona ermesi için insanlarda bulunması gereken vicdani yükümlülük duygusunu köreltmeye çalışır. İşte bu nedenlerledir ki, öncelikli yapılması gereken Darwinizm'le fikir mücadelesidir. Terör, yoksulluk, ırkçılık, adaletsizlik ve ahlaki dejenerasyonla mücadelede başarı, bunun ardından gelecektir.

 

Darwinizm, Türk Devleti'nin ve Milleti'nin bekasını tehdit eden bölücülük ve Türk düşmanlığının da sözde bilimsel dayanağı. Her üç temel fikrî akım da evrim teorisinden destek buluyor. Bu sebeple Milli Eğitim Bakanlığı'nın okul müfredatlarını belirlerken bu tehlikeyi dikkate alması son derece önemli.

 

“Yaratılışı reddederek canlıların tesadüfler sonucu, kendiliğinden var olduklarını, zaman içinde diyalektik kurallarıyla geliştiklerini iddia eden ve Türk Milleti'ne "aşağı ırk" diyen bir görüş, bizzat devletimizin resmi kurumlarının yayınlarında yer aldığı takdirde, gençlerimizin son derece karanlık mecralara sürüklenme tehlikesiyle karşı karşıya kalacakları açıktır. Bu iddialara itibar eden ve evrim teorisinin bilimsel olduğunu düşünen bir gençten, ülkesine, milletine, bayrağına, devletine bağlı olması, güzel ahlak, aile müessesesinin kutsallığı gibi değerleri yüceltmesi beklenemez. Bu gencin Türklük düşmanı ve komünist olmaya sürüklenmekten başka seçeneği yoktur. Unutulmamalıdır ki, Darwinist gençler yetiştirmek, devletimizin ve milletimizin başına büyük bir belayı musallat etmek ve adeta "binilen dalı kesmek" anlamına gelecektir.”

(2)

Evrim teorisi şu an müfredattan kaldırılmış değil, sadece adı değiştirilmiş durumda. Halâ “evrim yok” denilemiyor. Canlılığın yapıtaşı olan proteinin oluşması için 60 ayrı proteinin aynı anda var olması gerektiği gerçeği ortada iken, okullarda halâ “protein tesadüfen oluşamaz” denilemiyor.

 

Tek bir proteinin, dolayısıyla canlılığın tesadüfen meydana gelme ihtimalinin olmadığının, hücredeki muhteşem yapıların ve yaratılış gerçeğinin ders kitaplarında yer almasını istiyoruz. Evrim teorisi içerik olarak bırakılacaksa da, eski putperest inançlardan biri olarak okutulabilir ancak bilimsel cevabı verilerek, çürütülmüş sayısız iddiası delilleriyle anlatılarak. Biyoloji derslerinde evrim hurafesi çocuklarımıza bilimsel bir gerçek gibi yutturulmaya çalışılmamalı.

 

 

Dipnotlar

1-http://a9.com.tr/

2-http://evrimaldatmacasi.com/tr/Kitaplar/655/evrimcilerin-yanilgilari/