170 Yıl Sonra Belki !!!


Çalışan, sosyal sorumluluk projelerinde yer alan bir Cumhuriyet kadını olarak bu kadınlar günün de de Ülkem için projesi içerisinde yer alan ‘’ Toplumsal cinsiyet eşitliği’’ konulu  seminer ile Koç gurubu ve Aksaray’ın bir birinden değerli ve amacı gerçekten insanlara faydalı olmak olan üç kadın STK sı ile umarım birilerinin dünyasına bir ışık olabilmişizdir.

Gün boyu o yoğunluğun içerisinde kadın olmayı sorguladım durdum. Kadınlar gününü sonradan ticari rant sağlamak için uydurulmuş sevgililer günü, kediler günü yada ismi ne olursa olsun manasız  hiçbir hikayesi olmayan günlerden ayıran 1921 senesinde yaşanan olayı, hapis olundukları yerde çaresizce alevler içerisinde can veren 129 kadını düşündüm. Her türlü eğitim ve bilginin önüne konan 90- 60- 90 vücut standartlarını… Mavi gözlü olmanın yada iri göğüslere sahip olmanın iş görüşmelerinde neden insan kaynakları  standartları arasında olmamasına rağmen işe alınmayı etkilediğini. Değer görmek için neden kadın ve insan olmanın yetersiz olduğunu, illlah ana yada bacı olmanın gerektiğini. Eğitim hakkı elinden sırf kadın olduğu için alınan onca hemcinsimi, daha kendini bilmeyen küçücük kızların neden okul forması yerine gelinlik giydiğini, kendilerini koruyacak konumda olan ellerin neden o minik yavrulara cinsel istismarda bulunduğunu, kariyer yapmaya, ya da para kazanmaya çalışan kadınların neden saçma sapan adamlara gülmek ve her denilene boyun eğmek, manası olmayan yemeklere çıkmak zorunda olduğunu, hem cinsel meta, hem sermaye,  hem de neden namus olarak görülen bir bedene sahip olduğumuzu ve bunun gibi bir çok saçma sapan şeyi düşündüm!

Bunları düşünürken içimde bulunan insan sevgisine zarar gelmemesi için kendimle de bir hayli savaş verdim! Bize bu kadar şeyi yaşatıp, bir de sırıta sırıta karşımıza geçip ‘’ kadınlar ne istiyor anlamıyoruz’’ diyen erkeklerin zeka kapasitelerinde bir eksik mi olduğunu düşünmekten de kendimi alamadım. Kadın erkek eşitliğinde sonunca sırada olan bir ilde tam da tersini yaşatıyorlarmış gibi yapanlara sinir oldum bir yandan.

Türkiye kadın erkek eşitliği konusunda Afrika’da ki Moritanya  İslam cumhuriyetinin bir gerisinde, Asya da ki Bahreyn krallığının bir önünde tam 130.sırada! Dünyada kadın erkek eşitliğinin sağlanması için ise tam 170 yıl gerekiyor… Yani bu eşitlik sağlanırsa ben ve çocuklarım göremeyecek! Tabi bugün ki şartlarda bu 170 yıl! Erkek yöneticilerin bitmek tükenmek bilmez savaşları bu süreyi daha da ileri atmazsa!

Tüm gün bunları düşündüm durdum. Sizlere kimsenin anası bacısı olarak seslenmiyorum. Mesleğimi bir kadın olarak yapmıyorum. Ömrüm boyunca kadın olmamın hiç avantajını yaşamadım. Dezavantaj derseniz dibine kadar girdi hayatıma. Takmadım! Takmayı da düşünmüyorum! Hayatta tek gayem var oda işimde kendi gayretimle bir yerlere gelebilmek, çocuklarımı insani duygularla yetiştirebilmek. İçinde bulunduğumuz şartlarda bunu ne kadar sağlayabilirim bilemem. Lakin elimden geleni yapacağıma kendi kendime söz verdim. Erkek sözü vermedim!  Sadece söz verdim! Sizde şimdi lütfen kendinize insanları kadın ve erkek diye ayırmayacağınıza, canlılara insan, hayvan, bitki diye bakmayacağınıza söz verin. Vicdanınıza söz verin. Canlıları sevin bunu hiç olmazsa Yaradanın hürmetine yapın. Kızlarınızı da erkek çocuklarınızda aynı şartlarda yetiştirin.  Sevin sevilin, ötekileştirmeyin.

 

Hoşçakalın, Hayattan Hoşnut Kalın…                                                                                      

Derya Özaba