Eşcinsellik Tercih Değil Sapkınlıktır


am da Ramazan ayında, bayram üzeri garip olaylar yaşadık. Önce, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü LGBT renkleriyle ışıklandırıldı. Ardından CHP’li Beşiktaş, Şişli, Çankaya ve Nilüfer Belediyelerine LGBT paçavraları asıldı. Dahası Beşiktaş Belediyesine asılan paçavrada, “Freddy Mercury’nin askerleriyiz” yazısıyla… Vatanını savunurken şehadetle şereflenen şehitlerimize adanan köprüyü, eşcinsel renkleriyle ışıklandırarak hakaret eden kimdi? Bu net olarak ortaya çıkarılmalı ve kamuoyuna açıklanmalı. Kim yaparsa yapsın, biz bu çirkin sapıklığı normalleştirme amaçlı hiçbir çabayı, hiçbir eylemi asla kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz.

Eşcinsellik bir ‘cinsel tercih’ değil cinsel sapkınlıktır. İnsan hakları başlığı altında bu sapkınlığı yaygınlaştırarak legalleştirme çabası, ağır bir toplumsal yükümlülüktür. Medya ve bazı sivil toplum kuruluşları yardımıyla, yıllar içinde bu sapıklık telkininin dozu yavaş yavaş artırılarak, bu ahlâksızlık insanlara benimsetilmeye çalışılıyor.

Bu cümlelerden eşcinseller eziyet görsünler, şiddete maruz kalsınlar sonucu çıkarılmasın. Kur’an’a göre eşcinselliğin yanlışlığını anlatmak Müslümanın sorumluluğudur. Elbette insanların evlerinin dört duvarı arasında ne yaptığını kimseyi ilgilendirmez. Ancak Kur’an’da açıkça lanetlenmiş olan eşcinselliğin reklamının yapılmasına, özellikle çocuklarımıza normal bir durummuş gibi empoze edilmeye çalışılmasına seyirci kalamayız. Bu sapıklığa, ‘sahip çıkılması gereken bir insan hakları sorunu’ gibi bakmak, sözde modern olmak adına peşlerinden gitmek, topluma, özellikle de çocuklara ve gençlere zarar vermektir.

İnsanda biyolojik olarak eşcinsel eğilim yoktur. Eşcinsellerin, östrojen hormonlarının yüksekliği ya da genetik olarak bu yaratılışta doğdukları iddiası kesinlikle doğru değildir. “Eşcinsellik biyolojik doğada var mıdır?" sorusunu Prof. Dr. Nevzat Tarhan, eşcinselliği, genel kabul gören görüşlere göre insanda doğal olarak var olan bir yönelim değil, biyolojik doğaya uymayan bir sapma şeklinde cevaplıyor.

Eşcinsellik, insan fıtratına aykırıdır. Yeni nesillere bunu şirin gösterme çabalarına izin veremeyiz. Bu rezalete değil destek olmak, sessiz kalmak da ortağı olmaktır. Eşcinsellik tüm İlahi dinlerin kutsal kitaplarında Allah tarafından kesin olarak haram kılınmıştır. Bu ahlâksız eylemleri gerçekleştirenlerin, Allah Katında ceza ile karşılık görecekleri de yine kutsal kitaplarda net bir şekilde açıklanmıştır.

"Gerçekten siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Doğrusu siz, ölçüyü aşan (azgın) bir kavimsiniz." (A’raf Suresi, 81)

“Kadınla yatar gibi erkekle yatma. Bu iğrençtir. (Levililer 18/22)

“Erkekler erkeklerle utanç verici ilişkilere girdiler ve kendi bedenlerinde sapıklıklarına yaraşan karşılığı aldılar.” (Romalılar 1/27)

1987 yılında Guide dergisinde eşcinsellik yanlısı hareketin bir nevi manifestosu sayılabilecek “The Overhauling of Straight America” (Eşcinsel Olmayan Amerika’nın Yeniden Yapılandırılması) isimli bir makale yayınlandı. Marshall Kirk ve Erastes Pill (asıl adı Hunter Madsen) tarafından kaleme alınan bu makale eşcinselliği yaygınlaştırmak için takip edilecek stratejiyi anlatıyordu. Yazarlar, özenle hazırlanmış altı aşamalı stratejik bir plan öngörüyorlardı. Takip edilecek stratejik harita özetle şu şekilde belirlenmişti:

* Eşcinseller ve eşcinsellik hakkında olabildiğince sık ve yüksek sesle konuş.

* Eşcinselleri bir kurban, acınacak bir portre olarak resmet, saldırgan bir tehlike olarak değil.

* Koruyucu olarak adil/yasal bir neden bul.

* Eşcinselleri iyi/sempatik göster.

* Eşcinsellere saldıranları kötü göster.

* Ekonomik kaynak oluştur/talep et.

Son günlerde yaşananları artık çok daha iyi anlıyoruz değil mi? Yapbozun parçaları birer birer yerine yerleşiyor...

“İslam dünyası, homoseksüellik propagandasının hedefi konumundadır. Bugün televizyonlarla, filmlerle, internetle, kara propaganda ile homoseksüellik dünya Müslümanlarının kapısına dayatılmış durumdadır. İslamofobi, adeta Müslümanların homoseksüelliği kabul etmeleri için şantaj aracı olarak kullanılmaktadır. Bu çirkin planın hedefi, İslam alemini cinsel sapkınlık ile batırıp, güçsüzleştirmek, zaman içinde elimine etmektir. Halbuki Peygamberimiz (sav) “Ümmetim için en korktuğum şey Lut kavminin yaptığıdır” sözleri ile salih müminin yolunu çizmiştir.

Kuran’da haram kılınan homoseksüelliği makul göstermeye çalışan bu kirli ittifak züppe, homoseksüel, anarşist, milli değerlere değer vermeyen, İslam’a zıt, İslam’dan utanan, entel, özenti, aşağılık kompleksi olan bir Müslüman gençlik oluşturmayı hedeflemektedir. İslam dünyasını savunmasız bırakmak için akıl almaz bir gayret içindedir. Müslümanların karşısında planlı, organize, finansman sağlamış ve kararlı bir yapı vardır. Bu yapı, İslam dünyasının direncini kırmaya azmetmiştir. Batı dünyasını 30 yıl gibi kısa bir sürede temelden değiştirmişlerdir. Ellerinde yol haritası vardır; hedefleri bellidir. Bu nedenle Müslümanların bu tehlikenin farkına varmaları ve hiçbir koşulda, hiçbir aldatmacayla İslami değerlerinden ödün vermemeleri çok önemlidir. Müslümanların aydınlık geleceği bu yoldadır.” (1)

Kaliteli, değerlerine bağlı, vicdanlı bir toplum için LGBT desteğine son verilmeli. “Bunun kimseye zararı yok” diyenler yanılır. Toplumun değerlerinin yıkılmasından, gençlerin kendilerini aşağılamasından daha büyük zarar olabilir mi? Internette LGBT yazıp aratırsanız, ortadaki ürkütücü rezaleti görebilirsiniz. Bu iğrenç görüntülerden hoşlananlar onlarla birlikte yaşasınlar. Biz bu rezilliği istemiyoruz. Üniversitelerde –cinsiyetsiz wc- talebine kadar azgınlaşan bu ahlâk dışı sapıklık propagandasına “hayır” diyoruz. LGBT’yi simgeleyen gökkuşağı renkli bayraklar, bu ürkütücü dünyanın arka planındaki İngiliz Derin Devleti’nin ve yancılarının hedeflediği karanlığı gizlemek içindir. Bu sapıklığı yaygınlaştırmaya çalışanlar İslam’ın son kalesi olan Türkiye’nin fikrî, vicdanî ve imanî yönünden çökmesini istiyorlar.

“2010 yılından bu yana düzenlenen LGBT yürüyüşlerini organize eden sözde dernek veya vakıfların tamamı George Soros’un Türkiye’de maddi yardımda bulunduğu STK'lar listesinde yer alıyor olması ilginç. Sadece 2016 yılı içerisinde Soros tarafından fonlanan 'Açık Toplum Vakfı', Türkiye'de toplam 5 milyon TL'ye yakın proje bazlı para dağıtmış... Bu dernekler tamamen Soros fonları ile süregiden maksatlı çalışma yürütüyor. 'Küreselci'lerin 'Tek Cinsiyet' amacına hizmet eden bu dernekler, gerektiğinde ise toplumsal kutuplaşma içinde faaliyet gösteriyorlar.” (2)

Müslüman olarak, bu sapkınlığa karşı koymamız ve bu konuda uyarıda bulunmamız gerekiyor. Sosyal medyada elimizden gelen uyarıyı yaptık. İstanbul Valiliği, 26 Haziran’da düzenleneceği açıklanan LGBT ‘Onur’ Yürüyüşü’ne izin verilmeyeceğini açıkladı. Dilerim öyle de olur ve bu iğrençliğe artık bir “dur” denir.