Ne kadar haklı olduğum anlaşıldı


Aslında geçmiş geçmiştir, geçmişle hesaplaşmaya bile değmez. Fakat benim ne için mücadele ettiğimi Cumartesi gün kü Ak Parti İl Başkanlığı devir teslim sonrası beni tebrik edenlerin sayısı az değildi. Hatta beni tenkit edenlerden bile , “ sen haklıymışın” diyenler oldu. Bu arkadaşlar zannettiki benim bir özel meselem varda onun için il Başkanı ile uğraştığımı söylediler. Genel merkez dışında Sayın Cumhurbaşkanımıza bile partililer partiye küstürüldü diye şikyet ettim. Bunuda hiçbir şekilde saklamadım.

      Cumartesi günü görüldü ki, Ak Partinin ilk döneminden bugüne bu kadar kalabalığı parti hiç görmedi. Herkes küstürülmüş, kırılmış ve hatta yüzlerine bakılmamıştır. Üç senedir, dört senedir ve benim gibi ikisenedir partinin merdivenlerinden çıkmayanları o gün gördüm.

      Bu insanlar ne Sayın Hüseyin Altınsoyun şahsına nede onun bunun şahsına gelmedi. Böyle bir kuruntulu ve kaprisli il Başkanına tepki olsun diye geldi. Ha Hüseyin Beyin gelişi elbette avantajdı ve herkes tarafından menmuniyetle karşılandı. Onda birlik be beraberilik vizyonu gördü. İnşallah bu duruş ve kucaklamayı devam ettirir. Çükü buna Ak Partinin çok ihtiyacı vardır. Bu duruşunu devam ettirdiği sürece sonuna kadar arkasında duracağız.

      Sadece Anakara’da Reisin çaba ve gayretleri yeterli değildir. Eğer bu duruş devam ederse Aksaray’da Ak Parti referandumdaki aldığı oyun bir iki puan üstüne çıkacaktır. Bunu Hüseyin Başkan başardığında ne kendisini ne de Ak Partiyi tutan olmaz.

      Bugüne kadar kimse kucaklanmadı, küskün ve kırgın insanlar bir telefonla olsun aranıp hal hatırı sorulmadı. Partiyi büyütmek ve eski heyecanına kavuşmak için gayret edilmedi. Benim kavgam inanın tamamen bunun içindi. Yoksa İl Başkanı ile zerrei miktar en ufak peroblemim ve şahsi talebim olmadı. Üstüne üstlük kendisini alene partili ilan eden benim gibi basın mensubuna saldırdığı gibi mahkemeye vermeye kadar işi götürdü.

      Bir parti yöneticisi bazı insanları sevmeyebilir, hatta gıcıkta olabilir. Ama tavır alıp onu parti düşmanı olmasına sebep olamaz. Malesef hep bunları yaşadık. Babalarının evi ve özel ofisleri gibi üç beş kişi Ak Parti binasını kullandılar. Birde ne varsa durmadan Hastahane ile ilgilenip oraya çöreklendiler. Sanki başka daire ve kurum yokmuş gibi.

      Hadi sokakta gez bakalım kaş kişi çeketini düğmeleyip sana saygı duyuyor. Önemli olan hoş bir seda bırakıp koltuğu kaybettiğinde de saygın olabilmektir. Ak Parti ilk dönemden sonra hep guruplaşmaların sıkıntısını çekerek küskünler ordusu oluştu. Tayyip Erdoğanın sırtından koltuk kapma savaşına dönüştü. İnşallah artık bu tür guruplaşmalar yaşamayız.

     Pazartesi yazdığım yazıma yorum yapan eski Milletvekilimiz Ahmet Yaşar abi diyor ki:

     “ Ak Parti teşkilatı birinci dönemden sonra hep guruplaştı. Enerjisini bu guruplaşmalara harcadı. Oy oranımızın düşmemesi liderimize bağlı ve ilimizin muhafazakar sosyal yapısına bağlıdır. Ben bu sosyal yapıyı MKYK da anlattığımda Sayın liderimiz Tayyip Bey haklısın demişti. Bu durumu Genel Merkezimizde iyi analiz ediyor. Şimdi yeni Başkana düşen en önemli görev bu guruplaşmaya izin vermeden herkese eşit mesafede durarak partiyi yönetmek olmalıdır. O zaman ancak Ak Partinin oylarına katkı sağlayabilir. O zaman ilimize ve büraksrasiye huzur gelir. Bunu başaracağına inancım tamdır. Allah yardımcısı olsun” diyor.

     Bu cümlelere ancak şapka çıkartılır. Zaten bizim beklentimizde bu yöndedir. Görmek istediğimiz manzara parti yönetimi ile birlikte Milletvekilleri ve Belediye Başkanı ile kol kola Aksaray’a hizmet beklentimiz vardır. Ben bunun gerçekleşeceğine inanınıyorum.

     Çünkü 2019 çok önemli ve en önemlisi ülkemizin kalkınması ve birlik beraberliğimiz için çok önemlidir. Kimse kimsenin kuyusunu kazmadan hep birlikte el ele ülkemiz ve Aksarayımız için çalışmalıyız. bunun yapılması ile herkes kazançlı çıkacaktır.