İŞİN ZOR HÜSEYİN BAŞKAN


Bir Vali yeni atanmıştı Aksaray’a…

Hoş geldin kuyruğu uzadıkça uzamıştı, ucu nerde başı nerde belli değil.

Bizim adetlerimizde “Tokalaşmak kesmez” illa ki öpecek! Vali beyi o gün “Ellam” en az 1000 kişi öptü.

Bitti mi?

Bitmez azizim, hoş geldin ziyaretleri başladı…

Falanca mahallenin muhtarı, falanca terzi, birlik başkanları, dirlik başkanları, falan, filan, komşu kızı, civar mahallenin azası, falanca beldenin ihtiyar heyeti, bizim oğlan, sizin emmi-dayı vb. …

O zamanlar Radyo Programcılığı ve Gazeteciliğin yanı sıra maddi imkanlarımı ayakta tutmak için de pazarlamacılık yapıyorum.

Valiler kararnamesi yayınlanmış o gün, ve ben Diyarbakır’da bir otel odasında öğreniyorum. Aksaray’a atanan kişi Diyarbakır OHAL valisi Emir DURMAZ…

Sabah işlerimi hallettim ve öğleden sonra yeni atanan sayın Vali’ye hayırlı olsun ziyaretinde bulunayım dedim.

Eskiden internet yaygın değil, Vali beyin öz geçmişini ve bir adet resmini alıp Aksaray yerel gazetelerinde kullanmak (Bu acayip sükse yaptırır adama)

Özel kalem müdürü Alper bey taaa valilik kapısında karşıladı sağ olsun, ve derhal makama devet etti. Aksaray’dan gazeteci gelmiş, hemi de atamanın yapıldığı günün hemen ertesinde… (Biraz Aksaray şivesi katıyorum yazıya, hattı zatında cümle düşüklüğü bilinçli)

Sayın Valim içerde Bakanlıktan misafirleri olduğu halde kabul etti, daha sonra ikili görüştük, adeta Aksaray’ın röntgen filmini sunar gibi tüm konularda kendisine brifing verdim. O gün özel misafiri oldum, çok ilgilendi, hatta bir araç tahsis edip Diyarbakır’ın tamamını gezdirdi. Ertesi gün vedalaştık ve ayrıldık…

Sayın Valim Aksaray’da göreve başlayalı neredeyse 4 ay olmuştu ve ben hala ziyaretine “malum” sebeplerden dolayı gidememiştim. Yani bir türlü randevu alamıyordum “mahallenin bakkalının çıraklarından” fırsat bulamıyordum…

Cuma günü seferden döndüğümde patronum; Valilikten seni arayıp duruyorlar ( o zamanlar cep telefonu çok yaygın değil) acilmiş mutlaka uğra dedi.

Derhal valilik binasına intikal ettim, kapıda yine o güzel insan Alper bey karşıladı ve sağa-sola girmeden direkt vali beyin makamına girdik. Sayın Valim oturduğu yerden sitem dolu sözlerle; “Arkadaş ben senin Diyarbakır’a geldiğinde çok rahatsız olmuştum, ne amaçla geldi? Dostluk kurarsa karşılığında ne ister? Diye çok düşündüm ama biz geleli 4 ay oldu ve seninle konuştuklarımızın tamamı doğru olarak çıktı, söylediklerin adeta bana ışık tuttu fakat ortada sen yoksun! İnsan dostunu ihmal eder mi?” dedi.

Sayın Valim ; “ ben Rusya’da okudum, Stalin’in bir sözünü çok severim, İktidar olduğu gün şöyle diyor ; Kahretsin, şimdi ne kadar yalaka varsa bizden olur artık! …” Önemli olan siz giderken bu bakkal çıraklarının sizi uğurlamaya gelmesidir dedim ve derin bir sükunet sardı ortalığı…

Ve Sayın Valiyi karşılayanın 100’de 1’i uğurlamaya gelmedi…

Bu durum maalesef her yeni görev atamalarında ortaya çıkar, önemli olan stalin’in dediği o yalakalarla gerçek dostları ayırabilmektir…

Yeni göreviniz şahsınıza, Partinize ve Aksaray’a hayırlı olsun sevgili Hüseyin Başkan…