Ak Parti de sivil Toplum toplantısı


      Pazartesi günü Ak Partide 35’ncisi yapılan sivil Toplum kuruluşları toplantısı Grand Altuntaş otelde gerçekleştirildi. Toplantıya hemen hemen nerede ise bütün sivil toplum kuruluşları katıldı. Toplantı aslında verimli bir toplantı olduğunu söyleyebilirim. Ancak bir sıkıntı ise ses düzeni idi. Yanımda oturan arkadaşlarla aynı durumdan şikayet ettik. Konuşmalar çok net anlaşılmıyordu. Çoğu konuşma ve cümleleri anlayamadık. Aceba ben mi duymuyorum diye düşündüm ama diğer arkadaşlarda bana katıldılar.

    Toplantıya Sivil Toplum Halk ve İlişkilerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Harun Karacan katıldı. Altuntaş otelde yapılan toplantıya Aksaray da bulunan tüm sivil Toplum kuruluşları katıldı.

      Ayrıca toplantıya Ak Parti Gurup Başkan vekili İlknur İnceöz, Milletvekili Cengiz Aydoğdu, Belediye Başkanı Haluk Şahin Yazgı, İl Başkanı Hüseyin Altınsoy ve çok sayıda sivil toplum kuruluş üyeleri katıldılar.

      İlk konuşmayı İl Başkanı Hüseyin Altınsoy yaparak Ak Partinin Aksaray’a yaptığı hizmetleri anlatarak, ilin sorunlarını tartışmak ve fikir alışverişi yapmak için sizlerle beraber olmak istedik dedi.

     Daha sonra Genel Başkan yardımcısı Harun Karacan yaptığı konuşmada şunları söyledi:

     “ bu toplantılarımızın amacı Aksaray’da sivil toplum kuruluşlarımızı bir araya getirip aynı çatı altında bir araya getirerek kaynaştırırken, aynı zamanda da Aksaray’la ilgili konuları tartışarak çözüm bulmaktır. Bugün burada karşılıklı sohbet ederek konuları tartışmaktır” dedi.

      Daha sonra sivil toplum kuruluşları talep ve isteklerini ilettiler. İsteklerin çoğunluğu hemen hemen nerede ise kişiseldi diyebilirim. Tabi bazı sivil Toplum kuruluş Başkanları ise genel olarak ilimizle ilgili önemli konuları dile getirdiler.

       Mesela bunların içinde ATSO Başkanı Ahmet Koçaş ve Borsa Başkanı Hamit Özkök Aksaray’la ilgili önemli konuları dile getirdiler. Aslında benimde çok önemli söyleyeceklerim vardı ama nedense bende önemli bir sivil toplum kuruluş Başkanı olmama rağmen hep Gazeteci olarak davet ediliyorum.

       Gazeteci olarak davet edilince de orada konuşma hakkımız olmuyor. Birde belli bir süreden sonra Gazeteciler çıksın Basına kapalı toplantı devam edecek deniyor. Nasıl bir basına kapalı ise, zaten burada Gazete Cemiyet Başkanları var.

      Bundan sonra bazı kurum ve kuruluşlar davet ederken beni bu tür toplantıya sivil toplum kuruluş Başkanı olarak davet ederlerse sevinirim. İki üyesi olmayan kurumları sivil toplum kuruluşu olarak çağırılarken bizi bu tür toplantılara gazeteci olarak çağırmaları çok yanlış.

      Efendim sizin orada sivil toplum kuruluşları içinde isminiz gazeteci geçiyor lafı beni kesmez. Ben hemde bulunduğum vakfın Genel Merkez Başkanıyım. İllede kuş, balık dernekleri gibi çığırtkanmı olmalıyız. Yoksa gittiğimiz her yerde ben kurumumlamı kendimi reklam edeyim. Aslında herkes biliyor ne Başkanı olduğumuzu.

      Çünkü biz bu konularda terbiye ve duruşumuzu muhafaza ediyoruz. Arkamıza illede üç beş kişi alıp çaka mı satmamız lazım. Ben Bediüzzaman Kardeşlik ve Hizmet Vakfının Genel Başkanıyım. Üstelik kocaman merkezde bir yerimiz var.

      Bunu ilk defa buradan yazıyorum, şimdiye kadar bu tür reklamı hiç sevmediğim için yapmadım da yazmadım da. Bunu gerekli kurumlara hatırlatırım. Yeri yurdu olmayan kişiler sivil toplum kuruluş Başkanı olarak çağrılırken bize eski alışkanlıklar uygulanmasın.

     Çok kurumun on kat fazlası bir sivil toplum kuruluşu olduğumuzu unutmasınlar. Seçim zamanından zamanına ziyaretide hoş görmem bundan sonra.