Zina kesinlikle kanunla yasaklanmalı


x

1/1

ERDOĞAN KAYA 

Zina kesinlikle kanunla yasaklanmalı 

Ramazanın ilk cumasında Diyanet işleri Başkanın okuduğu hutbede yaptığı konuşma Marksist kafaların tepkisine maruz kalarak, savunma adı altında aslında dine ve Kuranın emirlerine bir saldırıdır. İsterseniz önce sizlerle ne yaşandığını paylaşalım sonra düşüncelerimizi anlatalım. 

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, ramazan ayının ilk cuma günü verdiği hutbede 'İslam zinayı en büyük haramlardan kabul ediyor, lutiliği, eşcinselliği lanetliyor. Nedir bunun hikmeti? Hastalıkları beraberinde getirmesi ve nesli çürütmesidir, bunun hikmeti. Yılda yüzbinlerce insan gayri meşru ve nikahsız hayatın İslami literatürdeki ismi zina olan bu büyük haramın sebep olduğu HIV virüsüne maruz kalıyor' ifadelerini kullanmıştı. 

Ankara Barosu da, Diyanet İşleri Başkanı Erbaş'ı insanlığın bir kesimini aşağılayıp kitlelere hedef göstermekle suçlayıp 'Sesi çağlar öncesinden gelen kişi, kan kokan zihniyet" nitelemesi yapmıştı. 

Diyanet işleri başkanın konuşmasında geçen Luti cümlesinin anlamı ise, “Lut kavminin helâkine sebep olan eşcinselliğe müptelâ kimse, oğlancı, eşcinsel, homoseksüel. 

Diğer kullandığı HIV cümlesi ise bir zamanlar Avrupada yayılan eşcinseller vasıtası ile normal insanlarada cinsel beraberlik sonucu bulaşan AIDS virüsüdür. Bu virüsten binlerce insan ölmüş ve büyük bir paniğe sebep olmuştu. 

Zinanın cezası Kuranda farklı şekillerde anlatılarak recm edilmesi emredilmektedir. Hatta taşlayarak öldürülmesi ve kırbaçlanması var. Ülkemizde zina artık metres, dost, arkadaş gibi konulara dönüştü. Zina ne zaman olağan görülmeye başlandı biri bana anlatsın. 

Zinanın suç olduğu bir dönemde Avrupa Birliğine girme hevesi ile Avrupa'ya uyarak zinayı suç olmaktan çıkardık. Zinanın suç olmaktan çıkışı ile ailelerin yuvaları yıkıldı, ailelerde düzen diye bir şey kalmadı. Çocukların babası belirsiz olmaya başladı. 

İslamın ve Müslümanların en büyük bağları namustur. Evli bir kadın veya erkek zina ettiğinde ben isteyerek yaptım derse hiçbir kanuni yaptırım uygulanamıyor. Dolayısı ile bunu fırsat bilen ahlaksız ve namusundan haberi olmayan haydutlarda bu fiile devam ediyor. 

TBMM zinayı suç olmaktan çıkardığı gibi acilen aile yuvalarını kanun altına almak içen acilen yasaklanmalı. Ben bunun için tüm insanlara ve zinaya karşı olanlara sesleniyorum bir kampanya ile zinanın yasaklanmasını duyuralım. 

Eşcinsellik, HIV ve Luti konuları zaten belli. Bunlara bulaşanları insan olarak zaten görmüyorum. Ama İslam dinin ve aile toplumunun ana direği olan zina ülkemizi ahlakını bozmuş ve toplumu dejenere etmiştir. Ne terbiye kalmış ve ne de ahlak kalmıştır. Helal dairesi geniş iken, harama girmeye gerek yok. Zinanın adını aldatmaya dönüştürmek soysuzluktur. 

Ankara Barosunun buna taraf olup Diyanet işlerini suçlayarak yukarıda anlattığımız terbiyesizlikleri savunması vicdanları zedelemiştir. Tepkiler üzerine ikinci bir açıklama yaparak Demokrasiyi savunuyoruz demelerini kimse yemez. 

Efendim yasaklama olsa yapan yine yapar yine yapar demeyin. Onların başına zaten bekçi koyacak halimiz yok. Bu bir ahlaki durum ve vicdanı bir durumdur. Ama evli bir kadının ve erkeğin yaptıkları kanunen yanlarına kar kalmamalıdır. En azından onlara yasal yaptırım uygulanmalıdır. 

Koro nadan dolayı evde kalınca ister istemez bazen televizyon başında oturuyoruz. Birleştirme ve kayıp programlarına bir bakın kadın evden kaçmış evli kocası ve dostu ile birlikte ekranlara birlikte çıkıyorlar. Kanun ise bunlara hiçbir yaptırım yapamıyor. 

Allah'ın emri olan bu açıklamayı yapan Diyanet İşleri Başkanına saldıran bu zihniyet aslında bu işleri zaten yapan insanlardır. Dertleri bu açıklama değildir, özünde dine ve İslama karşı saldırmak var. Kendi yakınları bunu yapıyorsa bize ne? Başkalarına da karışmasınlar. 

Başkanın bu açıklamalarının sonuna kadar arkasındayız. Toplumun ahlakını ve aile yuvalarını yıkan bu yaşamlara şiddetle karşıyız. Hükumetimizde acilen zinanın tekrar suç olması kanunu yeniden meclise getirerek yasallaşmasını bekliyoruz.