HEPİMİZ KARDEŞİZ


Hepimiz kardeşiz… Bu son günlerde en fazla unuttuğumuz ve aslında hiç unutmamamız gerekli olan en önemli şey. Yüz yıllardır kardeşlik duygularıyla yaşayan bir millet olarak son zamanlarda ne duygumuz kaldı, ne kardeş bilir olduk. Türkiye’yi bölmek için başka çare bulamayan güçler insanların etnik kökenleri, dinleri, dilleri, ırkları ve meshepleri ile bölünmez olarak nam yapmış ülkeyi bölmeye giden yolu bir nebze de olsa açmış oldular. İnsanların son zamanlarda zaten kalmayan sabırlarını sanal alemi de kullanarak iyice taşırdılar. İçinde bulunduğumuz yüzyılda bilgilerin, olayların ve provokasyon için kullanılan her şeyin birkaç dakikada tüm dünyaya yayılması ve bir anda kalabalık kitlelere ulaşması kaçınılmaz. Biz de ülke olarak teknolojinin bu dezavantajından fazlası ile payımıza düşeni alıyoruz. İnternette çok fazla yalan bilgi ve insanları yanıltacak bilgi kirliliği var. Haber sitesi adı altında sırf insanları provoke etmek maksatlı kullanılan internet siteleri başta olmak üzere sahte sosyal hesaplar bu işi çok rahat organize ediyor. Hepimize düşen görevler var. Tabi ki ülke ve toprak bütünlüğümüzü korumak için bir ve birlik olma günü, tabi ki hepimiz kanımızın son damlasına kadar vatan için savaşırız lakin bunu sokaklarda esnafa ve insanlarımıza zarar vererek yapmamız mümkün değil! Bunu yüzyıllardır kol kola yaşadığımız, acımızı, tatlımızı paylaştığımız insanlarla savaşarak onları günah keçisi olarak ilan ederek çözmemiz de mümkün değil…  Gerçekten hiç suçu günahı olmayan insanları terör olaylarının sorumlusu gibi ilan etmek ve onların üzerine gereksiz yere gitmek ve onlara tavır almak yanlış… Unutulmaması gereken bir şey var ‘’ her kürt pkk lı değildir, her pkk lı kürt değildir’’ insanlar bu zanla yaşamaktan usanmış durumda… Doğu ve güneydoğu arabalarını taşlamak ve masum çoluk çocuğa zarar vermek hangi hakka hukuka sığar… Hangi insan günahsız yere taşlanmayı hakkeder… Bize bunu yapmayalım… Biz bize bunu yapmayalım… Bize diyorum üstüne basa basa… Bu ülke topraklarında yaşayan ve bu ülke topraklarını, bu ülke bayrağını çıkarsız ve gönülden seven o kadar çok farklı köklere sahip insanımız var ki… Onlara bunu yapmayalım… Yurt çapında esnafa dağıtılan afişlerde yazdığı gibi ‘’ hepimiz kardeşiz’’ ve kardeş kalmayı becerebiliriz!

OY VERECEĞİNİZ PARTİYİ NE YE GÖRE SEÇİYORSUNUZ

Seçim üzerine seçim yaşadığımız son günlerde partiler eski seçimlerdeki kampanyalarını muhtemelen yürütemeyecekler… Vakit kısa, orta karışık, insanlarda partilerde şaşkın, nereye yönelsen, ne üzerinden gitsen birileri rahatsızlık duyuyor… Bu hassas zamanda oy istemekte, oy vermekte çok zor… Oy vereceğimiz partileri iyi analiz etmek zorundayız… Hiçbir siyasi partinin siyasete son zamanlarda yaşanan olayları alet etmesine ve bunun üzerinden gitmesine izin vermemeliyiz. Vereceğimiz oylar sadece yerelde ya da sadece genelde bir şeyleri değiştirmemeli…  Bir bütün olarak ele almalı ve kullanılmaya izin vermemeliyiz. Tek hükümetli dönemlerin her zaman için iyi olduğu tabi ki bilinen bir gerçek, lakin başa gelecek tek parti hükümetinde parti tercihimizi doğru belirlemeliyiz… Yerel adayların birleşince bir bütün yapığını unutmamak gerek… İl bazında istenen ve istenmeyen adayları ayırt etmek vatandaş olarak anlaşılması zor bir şey değil… Kimin samimi olduğu, kimin geçekten halk için çalıştığını anlamakta. Yada tersini düşünelim hangi adayların şimdiye kadar vatandaştan kopuk olduğu ve seçim zamanlarında mantar misali türediği halk tarafından bilinen şeyler… Yada şuna bakalım, hangi parti halktan gelen talepleri ciddiye alıyor… Halkın istediği isimleri aday gösteriyor, hangi adaylar dayılarının, amcalarının sayesinde bir yerlere gelmiş yada gelmemiş! Halen piyasada çok çirkin tabirlerle halkın tepkisini çeken ‘’ isteseniz de istemeseniz de benim dayım var ve ben adayda olacağım seçileceğimde’’ naraları atan insanlar var… Bu insanlar partiler kanadında rağbet görüyor olabilir, halk kanadında ise bu isimlerin aday gösterildiği partilere rağbet etmemek sağlıklı olacak gibi. Oy belirlenirken göz ardı edilmeyecek bir başka kriterde  icraatları partilerin mi yaptığı yoksa yapılan icraatların çağın gereği olduğu için mi yapıldığı… Benim bahsettiğim olaylar bazı insanların kafasını karıştırmış yada anlaşılamamış olabilir. O zaman işi kolaylaştırmak gerek… Herkes oyu vermeden kendi çapında kriterler belirlesin… Bu kriterlerde belli başlıklar altında artı ve eksileri toplasın… Ülke bazında ve il bazında farklı farklı kriterler! Seçime kadar sadece seçim çalışmalarında söylenenleri değil, yaşanılmışları da hatırlayarak, halkın özgür iradesine en saygılı, çıkardan çok idealleri hedef almış en idealist partiyi ya da partileri belirlemekte önemli. Verdiğin oy oranınca verenleri değil, oy vermesen de senin için gönülden çalışanları ya da çalışma aşkıyla dolu olanları bulmak önemli…

 

HEPİMİZE DÜŞEN GÖREVLER VAR

Hepimize düşün görevler var… Yukarıda da belirttiğim gibi hem terör olaylarına tepkide, hem bu ülkenin geleceğini belirlemede hepimize düşen görevler var. Biz ödevlerine ve görevlerine sağdık bir milletiz. Yitip giden canlar bizim, taşkınlıklarda zarar gören halk bizim, şehit olan asker, polis bizim… Bir tek halkları da kullanan, halkların adı altında vatan topraklarını bölmeye çalışan demokratik mücadele verdiğini söyleyen lakin amaçlarının aslında ne olduğu belli olanlar bizim değil! Biz birey olarak üzerimize düşeni yaptığımız zaman toplum olarak da üzerimize düşeni yapmış oluruz… Bu günlerde en öncelikli görevimiz ‘’ itidal’’ ikinci görevimiz ise oy vereceğimiz ve bu ülkeyi yönetecek kişileri ustalıkla seçmek… Hepinize… Hepimize bu görevlerde kolaylıklar diliyorum.

Hoşçakalın… Hayattan Hoşnut Kalın

Derya ÖZABA