Afrika'ya bir iki


üst akıl diyorlar ya,
alt akıllar olduğu sürece,
üst akıllar varolmaya devam eder..
niye mi var, yemeyenin malını yemek için var..

rusya'nın 13 savaş gemisine karşın,
abd'nin 3, fransa'nın 4, italya'nın 2, ingiltere,
belçika, ispanya, kanada, portekiz, yunanistan ile
hollanda'nın 1'er savaş gemisi doğu akdeniz'de.. keza,
rus uçağı düşürülmesi suflesiyle dolmuşa bindirdiler
ve düne kadar yaklaşamadıkları incirlik üssü'nü
kendi savaş uçaklarıyla doldurdular..
nato-varşova paktı döneminden kalma soğuk savaşı,
müslümanlar ve islâm coğrafyası üzerinde
sıcak savaşa dönüştürme tehdidiyle,
bölge kaynakları paylaşımında
masaya güçlü oturma, ortak hedefleri..
nato savaş uçağı ve gemilerinin,
nato desteği için geldiğini düşünenler de,
ışid ve diğerlerinin terörü için geldiğini düşünenler de
ölümcül derecede yanılgı içindeler..
bunların,
suriye'ye ve ortadoğu'ya
kürt sorunu için, ışid sorunu için veya
suriye-esad sorunu için geldiğini düşünenler de
ağır bedeller çıkarılmadan,
tez-elden sil-baştan düşünmeliler..
elbette iyiniyetliler için söylüyoruz bunları..
ortadoğu petrolleri ile doğalgaz kaynakları için
leş kargaları gibi üşüştüler bölgeye, irili ufaklı..
çatışmaya son verme iddiaları hikaye..
alan temizliği(..!) yapıldıktan,
inisiyatifi elden bırakmamakta direnen
müslüman çoğunluklar ezildikten dağıtıldıktan sonra
masaya oturulduğunda, kaynaklar bölüşülürken
"payımızı isteriz" diyebilmek için bölgedeler..
afrika'yı bitirdiler, sıra ortadoğu'da..

afrika'yı nasıl mı bitirdiler..?
kenya'nın kurucusu ve ilk başbakanı
kenyatta'nın dünya siyasi tarihine geçen,
"beyaz adam geldiğinde bizim topraklarımız vardı,
onların da ellerinde incil vardı.. incil'i verip bizi uyuttular..
gözlerimizi açtığımızda incil bizim elimizde,
topraklarımız da onlardaydı" sözüyle simgeleşen
güler yüzlü, uygar görünümlü, saygın soygun.. yani,
afrikalıların kendilerine yüzlerce yıl yetecek özkaynaklarını,
ağırlıkla yeraltı kaynaklarını birkaç asırdır sömüre sömüre
taşıdıkları ülkelerini lüks ve sefahata boğanlar,
açlığa mahkum ettikleri afrikalılara gıda yardımı
komedileriyle yardımseverlik(?) sergiliyorlar..
laf aramızda.. afrikalı ve ortadoğulu mülteciler,
niye ölümüne batılı ülkelere akın ediyor dersiniz,
sömürülen kaynakları onları çekiyor, ondan..
elli yıl sonrası ortadoğu tablosunu görmek için
bugünün afrikalılarını seyretmek yeterli..

insan bedeni için kan can ne ifade ediyorsa,
ülke ekonomileri için daha uzun yıllar
petrol ve doğalgaz aynı şeyi ifade ediyor..
hiç şüpheniz olmasın, böyle giderse
bölge kaynakları tükenmeye yüz tuttuğunda,
alternatif enerji kaynakları devreye girdiğinde
afrika'ya benzer fakirliğe sürüklenmiş olacak ortadoğu..
"tablo ört ki ölem tablosu mu, çıkış yolu yok mu"
diyenlere "elbette var" diyoruz, olmaz mı..?
bunun için iki aşamalı ortak hedefleri görülmeli:
ilki,
"medeniyetler çatışması" senaryosunu vizyona koydukları
ortadoğu ve önasya'daki islâmî coğrafyalarda
önce "dinler arası çatışma" yaşatılmak suretiyle
'istikrarsızlaştırma süreci/destabilisation process'
aşaması yani yıkımın 'kaba işi' hal!edildi..
ikincisi,
ardından müslümanlar kendi içlerinde
önce etnik köken ve mezhepleriyle ayrıştırıldı,
sonra karşı karşıya getirilerek çatıştırıldı..
yıllardır birbirlerini kırmakla geçirdikleri sürecin
'ince işi' aşamasına vargücüyle hizmet! ediyor, süslüman..
hedefledikleri alan temizliğine(..!) az kaldı zaten..
bu ortak hedefleri görülebiliyorsa
lâzimeleri de belli: süreci tersine işleterek
etnik köken ve mezhep çatışmalarına son verip birleşmek..

masadaki ön-paylaşımda
ufak tefek(..!) anlaşmazlıklar için
gövde gösterisidir, doğu akdeniz'deki yığılma..
bakmayın siz,
onların bugün için ettikleri 'al beni'li laflarına,
gerçekte alın birini, vurun ötekine..
bakmayın siz,
özelde ışid terörüne son vermek,
genelde çatışmaları sona erdirmek için
mücadele ediyormuş gibi afra tafra yapmalarına,
ağızlarını yüzlerini eğe eğe gezmelerine..
birbirinden farkı yoktur onların..
kimlere sırtını dayadığını göremeyen
ya da görmek istemeyenlere bi'daha gösterelim:
nato genel sekreteri jens stoltenberg, birkaç gün önce
isveç tages-anzeiger gazetesindeki açıklamasında,
"suriye'deki çatışma,
batı ile islam dünyası arasında bir savaş değil,
radikalizm ve terörizme karşı savaştır..
bu savaşta müslümanlar ön cephede..
öldürülenlerin çoğu müslüman ve
ışid'e karşı savaşanların çoğu da müslüman..
bu mücadeleyi onlar için yürütemeyiz"
bu ibret alınası sözler,
'iddia ettikleri birtakım insanî değerler için değil,
sadece kendileri için savaşacaklarının' ikrarıdır,
'aksi halde ilgilenmeyeceklerinin' itirafıdır,
en üst düzeyde suçüstü halidir,
gerçek yüzüdür batı'nın..

evrensel değerler, temel hak ve özgürlükler soslu,
saf-sotalı laf salatasını her fırsatta masaya koyanlar
gerçek yüzlerini nadiren de olsa gösteriyorlar,
daha doğrusu bir yere kadar saklayabiliyorlar,
dayanamayınca dökülüyorlar böyle..
dememiz o ki,
akıllar başlara devşirilmediği,
üst aklı oluşturan üst akıllılarla birlikte
üst akıl kabul edilecek yeterliliğe erişilmediği,
alt akıllılarla yola devam edildiği sürece
afrikalılığa gidiş kaçınılmaz..

E-Posta: ramazantoprak19@gmail.com