Tilki ile Horoz


abd'de bir askeri okul..
"ders olsun" diye anlatılan
tilki ile horoz'un hikayesini anlatacağız:
"büyük bir kümes..
içinde çok sayıda tavuk,
yeni tülemiş genç bir horoz.. bir de
yaşlı ve tecrübeli horoz, kümesin efesi..
tabiiki olmazsa olmazımız tilki,
kümesi keşfetmiş, etrafında dolanıyor..
yaşlı horoz tecrübesiyle manzaranın farkında..
tedbirini alıyor ve kümesin kapısını sıkıca kapatıyor..
tecrübesiyle bulduğu çözümü devreye sokuyor,
mısır tanelerini ölmeyecek kadar dağıtarak
durumu bir süreliğine idare ediyor..
tilkinin korkusuyla dışarı çıkamayan ve
yeterince yemlenemeyen tavuklar zayıf düşüyor,
tabii genç horoz da..

tilki bakmış iş uzayacak,
kümesin tellerinde bir delik açıyor ve
diğerlerine farkettirmeden gözüne kestirdiği
genç horoza seslenip yanına çağırıyor ve
bir miktar mısır tanesi veriyor..
ve genç horozu yemlenmeye alıştırıyor..
başlangıçta kendisine yetecek kadar yem verirken
alıştırdıktan sonra yem miktarını artırıyor ve
yiyeceğinden daha fazla yem vermeye başlıyor..
iyice gürbüzleşen genç horoz boş durur mu,
zaten yaşlı horozla kümes efeliği için görülecek hesabı var..
fazla yemleri çaktırmadan tavuklara ikrama başlıyor..
derken tavuklar birer ikişer üçer beşer
yaşlı horozun çevresinden kopmaya,
genç horozun etrafında toplanmaya başlıyor..
bir süre sonra yaşlı horozun kümesteki gücü kırılıyor..
tilkinin kapı önüne bıraktığı mısırları yiyebilmek için
kapıyı açıp açmama tartışması başlıyor ama sonuç belli..
genç horoz ile tavuklar
kapıyı açıp yemleri yiyip tekrar içeri kaçıyorlar,
ne de olsa karşılarında ezeli ve ebedi düşman tilki var..
bir süre böyle devam eden genç horoz ile tavuklar bakıyor ki,
tilkiden yana sıkıntı yok, korkuları azalıyor rahatlıyorlar..
zamanın geldiğini düşünen tilki,
kümesin bulunduğu avluya bolca mısır döküyor..
korkuyu üzerinden atmış olan tavuklar,
genç horoz önlerinde olduğu halde dışarı çıkıyor
ve rahat rahat yemleniyorlar..

tavukların iyice semirdiğini gören tilki
bir gece avluya bolca mısır döktükten sonra
yuvasına giden yola da mısır taneleri döküyor, içine kadar..
sabah olunca kümesin kapısını açan genç horoz ile
peşinden gelen tavuklar avludaki yemleri bitirdikten sonra
avlu dışına doğru giden mısır tanelerini de
yiye yiye yola devam ediyorlar..
tilki korkusu ve tehlikesi kalmamıştır nasıl olsa..
yoldaki yemleri yiye yiye yuvanın içine kadar girerler..
yaşlı horoz hariç hepsinin içeri girdiğini gören
tilki yuvasının kapısını kapatır"

hikaye bu kadar..
şimdi hikayedeki tilkiyi,
genç ve aptal horozu,
yaşlı ve tecrübeli horozu ve tavukları,
kim kimdir hangisi hangisidir'i,
hedefteki üçüncü dünya ülkelerini ve
hikayede bahsi geçenleri size bırakıyoruz..
ancak diyeceğimiz o ki,
* tilki her zaman tilkidir, işini! yapar..
* tecrübeli horoz 'tilki'yi iyi tanır ama kaybeder..
* aptal horoz kendisi gibi tavukları da tilkiye öğün yapar..
* tavuklar mı, tecrübenin ardından gitmek dururken
açgözlülüğe prim vermenin bedelini öderler..

haa bu arada,
hikayeyi bir sonuca bağlayalım..
hikayeyi anlatan hoca dersini de verir:
"işte" der, "üçüncü dünya ülkeleri böyle idare edilir"

1. not:
kanaatimizce
tilki, kurnazlığından ziyade
genç horoz ile peşine düşen tavukların açgözlülüğü yüzünden
bir kümes dolusu yemeğin sahibi olmuştur..
2. not:
hikayedeki rollerin gerçek hayattakilerle
uzaktan yakından ilişkileri olup olmadığına gelince,
bizim için o kadar da önemli değil..
dileyen dilediğini üstüne alır..

E- Posta: ramazantoprak19@gmail.com