Deccalî Büyü


Yaşadığımız Ahir Zaman’da gerçekleşen büyük fikir mücadelesinde en önemli negatif güç 'Deccal'dir. Kıyametin büyük alametlerinden biri olan Deccal'in, Peygamberimiz (asm)'ın hadislerindeki tarifleri, Kur’an'daki suçlu-günahkâr karakteri ile çok büyük benzerlikler gösterir. İslami kaynaklarda Deccal ismi, "dcl" kökünden gelen "yalancı, hilekar, zihinleri gönülleri, iyi ile kötüyü, hak ile batılı karıştıran, bir şeyi yaldızlayıp gerçek yüzünü gizleyen, bucak bucak her yeri dolaşan müfsid (fesadlaştıran) ve kötü kişi" anlamındadır.

Peygamberimizin hadislerinde, Deccal'in hangi yöntemlerle mücadele edeceğine ve insanlar üzerinde hangi telkin metodlarını kullanacağına dair de pek çok bilgi yer alır.

Deccal'in hedefi yeryüzünde bozgunculuk çıkarmak, huzur ve düzeni bozmaktır. İnkârın yaygınlaşması için mücadele eder ve insanları kötülüğe sürükleyebilmek için çeşitli yollara başvurur. Türlü aldatmacalarla kendisini farklı tanıtır; bu yüzden negatif bir güç olduğu hemen anlaşılamaz ve insanlar tarafından hemen tanınamaz. Böylece kendisine büyük bir hareket sahası açılır; çok sayıda insanı dilediği gibi yönlendirir.

Deccalî sistemde insanlar, iyiyi kötü, kötüyü iyi görürler. Buna verilebilecek en çarpıcı örnek, toplumda yaşanan çatışma ve kavgaların zamanla olağan karşılanmasıdır. Kötüler, isteklerini güzellikle değil, şiddet yoluyla elde edebileceklerine kendilerini ve diğer insanları inandırırlar. Masum insanlara zarar verir; bunları haklı bir mücadele için yaptıklarını ileri sürerler. Bu çarpık düşüncenin temelinde şeytanın mantığı vardır. Deccal de şeytanın mantığı ile hareket eder.

 

Şeytan insanların bilinçaltına negatif kurgulama yapar. Büyük çoğunluk Deccaliyetin içinde yaşadığının farkında bile olmaz. İns ve cin şeytanların sayısı çok fazla olduğu için, insanların beynini ele geçirmek kolay olur. Şeytan unutturur ve adeta hipnoz hali gibi dikkat dağınıklığı, unutkanlık, konsantrasyon güçlüğü meydana getirir. Böylece insanlar dikkatini veremez, olayları anlayamaz.

“Asrımız işte, deccaliyetin hakim olduğu bu asır. İnsanların büyük bir bölümü, dünyanın yüzde 99’u namaz kılmıyor. Bir tek Türkiye’de dindarlık canlı ve güçlü. “Ve şehvetlerine kapılıp-uydular.” Şehvet demek, dünyevi her türlü çıkar, her şey demektir, sırf cinsellik değil. “Böylece bunlar azgınlıklarının cezasıyla karşılaşacaklardır.” Allah, “azgınlıklarının karşılığıyla cezalandıracağım” diyor. “Ancak tevbe eden, iman eden,” bakın, “tevbe eden,” tevbe etmek çok önemli. Estağfirullah deyip tevbe edecek Müslüman. “Ya Rabbi beni affet diyecek, Allah bizleri affetsin” diyecek. “İman eden,” son derece imanlı olacak, samimi Allah’a iman edecek, “ve salih amellerde bulunanlar (onların dışındadır); işte bunlar, cennete girecekler ve hiçbir şeyle zulme uğratılmayacaklar.

“Şeytan olmadığında, biz ne ile savaşacağız? Mücadele etmemiz gerekiyor. Mesela şeytan olmadığında, tebliğ yapamazdık belki. Mesela nefis ve şeytan olduğu için, bunların anlatılması gerekiyor. Anlatılınca Hz. Mehdi (a.s) talebesi olunuyor. Hz. Mehdi (a.s) talebesi olununca da, çok zevkli bir şey oluyor. Heyecanlı oluyor, delikanlı oluyorsun, yiğit oluyorsun, koçyiğit oluyorsun değil mi? Paramparça ediyorsun küfrü. Aklınla, fikrinle. Bu bir zevk, güzellik, heyecan. Kardeşim o yok, bu yok. O zaman hayatın heyecanını yok etmiş oluyorsun, güzelliğini. Allah hayata heyecan katmak için, şeytanı yaratıyor, nefsi yaratıyor, Deccali yaratıyor, Deccale karşı Hz. Mehdi (as)’ı yaratıyor, Hz. İsa Mesih (as)’ı geri indiriyor, Hz. Hızır (a.s)’ı yaratıyor, olaylar meydana getiriyor Allah. Heyecan meydana geliyor, güzellik meydana geliyor, hayat anlam kazanıyor. Yani monotonluk ortadan kalkmış oluyor.” (http://a9.com.tr/)

 

Peygamberimiz’in (asm)’ın bu döneme ait tahakkuk etmiş olanlar da dahil hadislerinin kimi din adamlarınca örtbas edilmesi, aynı zamanda Deccaliyetin de örtbas edilmesi anlamına geliyor. Bu da insanları uyuşturuyor. Oysa Deccal devrindeyiz, süfyan devrindeyiz. Müşriklerin, münafıkların, din

düşmanlarının, her türlü insanın en azgınları bu devirdedir. Ancak, en yüksek karakterli insanlar da bu devirdedir; Peygamberimiz (asm)’ın ifadesiyle “sahabelerden bile üstün” insanlar.

Allah dilemedikçe ne Deccal, ne kullandığı şeytanlar; hiç kimse, ne bir tuzak kurmaya ne de bu tuzağı yaşama geçirmeye güç yetiremez. Ve inkârcıların tuzakları dağları yerinden oynatacak kadar güçlü de olsa başarıya ulaşamaz. Çünkü tüm şeytanî sistemler gibi Deccaliyet de kesin olarak yenilgiye uğrayacak şekilde yaratılmıştır.

Allah, içinizden iman edenlere ve salih amellerde bulunanlara va'detmiştir: Hiç şüphesiz onlardan öncekileri nasıl 'güç ve iktidar sahibi' kıldıysa, onları da yeryüzünde 'güç ve iktidar sahibi' kılacak, kendileri için seçip beğendiği dinlerini kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak ve onları korkularından sonra güvenliğe çevirecektir. Onlar, yalnızca Bana ibadet ederler ve Bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Kim bundan sonra inkar ederse, işte onlar fasıktır. (Nur Suresi, 55)

Ahir Zaman ve Deccal'in batıla dayalı mücadelesi hakkında doğru bilgilenmek çok önemlidir. Çünkü Ahir Zaman'da insanların doğru ve yanlışı ayırt etmekte zorlanacakları ve büyük bir kargaşa yaşanacağı haber verilir. Allah bu dönemde, iyi ile kötüyü karıştırmaktan esirgesin, her durumda Allah’ın tarafında olmayı nasip etsin.