ERDOĞAN KAYA

ERDOĞAN KAYA

Aşağı mahallede uydurdum yukarıda bende inandım

21 Nisan 2019 - 09:49

Çok garip bir toplumuz, neden derseniz dedikoduyu seven bir toplum olmuşuz. Bazen öyle yalancı ve iftiracılar var ki, kendi uydurdukları yalana kendileride inanırlar. Adamın işi gücü yalan dolan uydurmak. Hemde anlatırken sanki anlattığını bire bir yaşamış. Sorunca da öyle diyorlar, veya öyle duydum. Peki kim söyledi diye sorunca o kişide yok. Duydum işte cevabı alırsınız, ya da öyle söylüyorlar deyip için işinden çıkıverirler. Halbu ki, söylediği duyum değil tamamen kendi uydurması. Hani derler ya aşağı mahallede bir laf uydurdum, yukarı mahalleye vardım nerede ise bende inanacaktım misali.

        Bazen çok çirkin ve günaha girilecek dedikodu uyduranlar olur. Neden uydurur sevmediği, kıskandığı ve çekemediği kişiler hakkında dedikodular uyduranlar oluyor. Bir başkasına anlatıyor ki, o da gitsin başkasına anlatsın ki, o kişi yıpransın zor durumda kalsın.

       Bu dedikoducular bazen dost gibi yaklaşırlar, kulağına eğilerek, “ kimse duymasın ama bak neler olmuş” diye başlar sana anlatmaya. Sende inanırsın, neden korkuyor ve kimse duymasın diye anlattığın adama tenbih yapıyorsun?

      Be ahmak iki kişi arasında konuşulan hangi sır orada kalıyor? O ancak kadim dostlarda kalır ve saklanır. Tabi kadim dost bulursanız dertlenirsiniz. Bu zaman da öyle kadim dost bulmak çok zordur. Öyle dost olmalı ki, kötü olduğunuzda da sırrınızı saklamalı. Kusursuz dost arayan, dostsuz kalır. Önce kendi kusurumuz ne kadar ona bakarsak başkasında kusur arayamayız. Kimse sütten çıkmış ak kaşık değildir.

         İnsanların özel hayatlarını yaşayanlar kadar kimse bilemez. Sırf o insanlar yıpransın, toplumda küçük düşürülsün diye insanlara iftira atmak çok çirkin ve hainliktir. Bu tür konularda gözünle görmediğin bir şeyi anlatmayacaksın.

        Duysan da, gerçekte olsa bu konularda vebal vardır. İnsan hayatında yaşamadığı bir şeyi nasıl görür ayıplarsa bir gün kendi başınada geleceğini unutmamalı. Keser döner sap döner bir gün seninde başına gelirse sende anlarsın hanyayı Konyayı.

      İnsanlar hakkında görmediğiniz ve bilmediğiniz konu hakkında konuşmayacaksın. Hatta bazen görsen bile anlatılmayacak durumlar vardır. Bunlar anlatılmaz ve paylaşılmaz, çünkü arkasında vebal ve günah vardır.

         Bizim Aksaray da genel olarak dedikodu çok fazla. Ama bunu belli bir kesimin ürettiğini tahmin ediyorum. Bunlarında sayısı belli sayıda. Bir siyasetçi hakkında çarşıyı dinlersiniz, eğer inanacak olursanız adam bitmiş yok olmuş. Kenar mahalle ve çarşı dışına çıktığınızda anlatılanların tam tersini görürsünüz. İnanın çarşıda anlatılanların bir tanesi mahallede yok.

         İftira ve dedikodu çok günah ve iftira edenle helalleşmediğiniz sürece huzuru mahşerde hesap vereceğiz. Doğrular konuşulmalı ve paylaşılmalı. Ancak her doğruda paylaşılmaz, eğer doğruyu söyleyeceğim diye kişiye zarar veriyorsa bunlar insanların kendisinde saklı kalmalı.

       Doğruyu konuşuyorum diye kişilere zarar verilmemli. Herkes hata edebilir, hatasız insan olmaz. Başkasını eleştirirken önce kendi hayatımıza bakmalıyız. Sizi başkası görmeyebilir, ama yüce Rabbım her saniyemizi gördüğünü unutmamak lazım.

      Özellikle başkalarını eleştirirken, önce kendimizi eleştirmeliyiz. Biz ne kadar dürüst ve Allah katında düzgünüz diye aynada kendimize bakmalıyız. Hak ve hukuk çök önemli, buna çok riayet etmeliyiz.

DİKKAT: Yayınlanan Makale, Yorum ve Yazılardan yazarları Sorumludur ve Yazılar Yazan kişilerin görüş ve düşüncesidir. Haber sitemiz bu yazılardan dolayı Sorumlu tutulamaz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar