ERDOĞAN KAYA

ERDOĞAN KAYA

'nın Kaleminden...

Koltuk düşkünü müsvetteler

30 Ekim 2017 - 08:18

      Bu yazımı sonuna kadar okumanızı istiyorum. Nedeni ise dün koltuklarından korkup Müslümanı satanlar bu gün İslam dinini kimseye bırakmıyorlar. Bu tür insanlar bazen sanal alemde izlediğiniz kurbnan kesen Hırıstiyanın camiye kanlı pıçakla girdiğinde İmamın “ namaz kıldırdıysak müslüman mı olduk” tekerlemesine benziyorlar. Bu hikaye aslında Müslümanları aşağılayıp küçük düşürmek için uyarlanmış bir yahudi tekerlemesi.

      İnsanlar bir sefer doğar, bir seferde ölürler. Tabi ahiretteki ebedi ruh alemi Allah ile kendisine aittir. Bu nedenle şahsen ne ölümden korkarım, ne de şahıslardan. Ha on sene sonra ölürüm, ha şimdi. Ölümden kaçan kimse olmadığına göre, bizde kaçamayız.

      Allah bize haysiyet ve şerefi ile ölümler nasip etsin. Vatan haini ve islam düşmanı olarak Rabbım ölüm nasip etmesin. İnsanlar, vatanı, namusu ve dini için yaşarlar. Bunlar olmadıktan sonra nasıl ölürsen öl, ama şereflice ölmeyi Allah nasip etsin.

      Size bir konuyu anlatayım, sonra bunu açayım. 2010 yılında hain Fetö örgütü tarafından ülke genelinde olduğu gibi ilimizde de uyduruk bir El Kaide operasyonu düzenlenerek 33 kişi göz altına alınmıştı. Biriside benim ağabeyimdi ve hatta 5,5 ay ceza evinde yattı.

      Tabi bunların içinde kamu görevlileride bulunuyordu. O dönem serbest bırakılan bir Öğretmenimiz İmam Hatip Lisesinde görevli idi. Okul idaresi o dönem işgüzarlığından bu arkadaş hakkında soruşturma açarak konuyu Bakanlığa bildirerek hocayı öğretmenlikten attıracaklar. Ben olayı duyunca okul idaresini ziyaret ettim.

      Kendilerine bu arkadaşla ilgili ne için soruşurma açtıklarını sordum. Konu bu arkadaş örgüt ismi ile göz altına alınmış, böyle bir öğretmen kendilerine ve camiaya zarar verirmiş. Serbest bırakılmış bir suç bulunamamış bir kişi nasıl soruşturmaya tabi tutuluyor şaşırdım.

     Kendilerine burada böyle bir örgür yok, bunlar Fetö cemaatine karşı oldukları için bunları susturmak adına yapılan bir cemaat operasyonu bundan vazgeçin vebal altına girersiniz diye uyardım. Ama onlar bana hayır bu cemaat böyle bir şey yapmaz, biz onları iyi tanıyoruz diyen zamanın okul Müdürü beni ikna etmeye çalıştı.

     Ben daha sonra İl Milli Eğitim Müdürlüğüne giderek rahmetli Eren hocamla görüştüm ve konuyu kapattılar ve soruşturmanın yanlış olduğuna kanaat ettiler. Suçsuz yere bir kumpas sonucu iftiraya uğrayan hocamız nihayet çocuklaının nafakasını kazanmaya devam etti.

      O günün işgüzar idarecileri koltuklarını korumak adına bu soruşturmayı açmışlardı. Ben daha sonra kendilerine siz nasıl müslümansınız, sıkışsanız her halde koltuğunuzu korumak adına Hırıstiyan olacaksınız. Sizler koltukuğunuzu korumak için müslümanı satarsınız dedim .

      Geçen bir yerde gördüğüm bu idarecimiz beni görünce bana soğuk davrandı. Müslüman doğru bildiğinden şaşmamalı ve tavizde vermemeli. Koltuğun kaldı mı şimdi o kuruluş bu kuruluşta yağcılık yapıyorsun. Valla siyaset ne dindir ne de imandır. Ahirettede sana sen hangi partiliydin diye sormayacaklar. Ne kadar sağlam müslüman olduğunu soracaklar.

     Ben şimdi bu tür insanların makam için başka bir müslümanı satmalarından dolayı, bunlara nasıl inanıp güveneyim. Arkadaş müslüman ölsede inancından taviz vermez. Koltuk için başka bir müslümanın rızkı ile oynamaz. Elimi sıkmaman o günkü ayıbından dolayıdır. Elbette senin gibi beni sevmeyende var sevende. Ama benim bir duruşum var bundan taviz olmaz.

     Zaten bizler sağlam ve inancımızdan taviz vermeseydik bu durumlara gelmezdik. Şimdi fetö düşmanlığı yapıyprsun, ben o zaman bunlar hain derken sen onlar böyle bir şey yapmaz diyordun. Fetö başarılı olsaydı belki şimdi sende fetöcüydün. Ne oldu şimdi sevgili müdürüm. Bu tür insanlara hemen bel bağlayıp kanmayın. Bunlar iki yüzlü koltuk hastası zavallılardır. Her gördüğünüz sakallı dedeniz olmayabilir. Şimdi belki bu arkadaşlara sorsanız benim Müslümanlığımı beğenmezlerler tartışırlar, Valla sizin gibi müslümanlar benim cebimde tonnan. Sen beni sevsen neolur sevmesen ne olur, baya yürekli müslüman dost lazım.

      Ben brokrasiden gelme bir gazeteciyim, devletide, brokrasiyide ve toplum yaşamınıda çok iyi bilen bir gazeteciyim. O kadar çok şeyler biliyor ve tanığım ki, bunları kaleme almak istemiyorum. İdareci ve siyasiler ile ligili de çok konularda bende saklıdır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar