-
ERDOĞAN KAYA

ERDOĞAN KAYA


Neden siyaset yazmıyormuşum

06 Mart 2018 - 20:34

Aşağı yukarı iki aya yakındır güncel siyaset ile ilgili yazı yazmıyorum. Bunun farkına varan bazı dostlar beni arayarak, “ hayırdır bir durum mu var, son günlerde güncel siyasetle ilgili yazı yazmamaya başladın” diye soruyorlar. Kimseyle bir kırgınlığım yok, bir durum da yok, dargınlığım da yok. Sadece bazen düşünüyorum taraf olunca bazen basit düşünce içerisinde olan bazı siyasiler, “ bu nasıl olsa bizim adam olur, bundan zarar gelmez. Biz en iyisi bize muhalif olanları susturalım düşüncesinde oluyorlar. Halbuki ki, susturduğunu zannettikleri muhalifler kendilerine iş başa düşünce hiç bir zaman can ciğer olmayacağını bilmiyorlar.

      Bundan dolayı her salatalık gösterene tuz alıp kopmak düşüncesinde değilim. Canım isterse yazarım, istemezse yazmam, başka konuları yazmayı daha uygun görüyorum. Ha siyaset yazma meselesine gelince 40 yıldır siyasetin içinde olan bir kardeşininizim. Siyasetin her türlü oyununu, dalaveresini ve dubarasını çok iyi biliyorum.

       Siyasi alanda benim kadar siyaseti bilen bir eli kalem tutan tanımam. Kapalı kapıların ardından tutun, bire bir konulara kadar siyasetin içinde bulunmuş birisiyim. Bu nedenle ben hep işin iyi yüzüne bakmaya çalıştım ve çalışıyorum da. Eğer birde başka yüzüne bakıp bunları kaleme alsam bazıları kaçacak delik ararlar.

      Birde ben bürokrasinin içinden gelen gazeteci olmam nedeni ile her bulunduğum ortam ve sohbeti paylaşıp yazacak birisi değilim. Benim için o an orada bulunmak gazeteci olarak değil, dost sohbetinde bulunan bir kişi olarak bulunurum. Bundan dolayı da ben burada konuşulan konuları gündeme taşımam onlar bende kalır.

      Gazetecilik başka dost meclisinde bulunmak başkadır. Ben siyaseti mahrem konularına kadar bilen insanım. Belki bazen İl yöneticilerinin bilmediği konulara vakıfım. Bunları zarar görecek dostum olursa bunu bire bir kendisine anlatır paylaşırım.

       Şimdilik uzaktan dinlemeyi daha uygun buluyorum. Zamanı gelince gerek gördüğümde siyasi konuları ve yanlışları yazarım. Ama en önemlisi beklediğim bazı gelişmeler de var. Bu gelişmeye göre yazılarımızı ona göre yazacağım.

      Dediğim gibi ben sevdiklerime pek muhalefet eden birisi değilim. Adam satmak benim karakterim de yoktur. Ama karşımdaki kişi beni satıyorsa o zaman ipliğini pazara çıkaracak kadar malzeme bulurum. O zaman kaçacak delik ararlar.

      İşin doğrusu siyaset düşünmek yerine Mehmetçiğimiz Afrinde bir savaş yapıyor. Son günlerde paylaşımlardan dolayı düşman sinyallerden haber alındığı için medya paylaşımına kısıtlama getirildi. Bundan dolayı yeterli haber alamıyoruz ama resmen ülkemiz savaş durumundadır. Yani savaş içindeyiz, bunun için ben bu konuya odaklandım.

      Ne zaman terör örgütünün üstesinden geliriz ve muvaffak oluruz diye bunu daha çok düşünüyorum. Sanki Afrin olayı soğumuş gibi görünmesin Ülkemiz çok büyük tehlikenin içindedir. Bunu küçümsemeyelim, basite de almayalım.

       Bakın şu Avrupa'nın hatta Nato'nun kazdığı tünel ve hendeklere. Bunlar ne için kazıldı, Türkiye’ye karşı kazıldı. Bakın hala Afrin'e giremedik. Öyle Afrin'e falan bir günde girmek kolay değil. Burada sivilleri düşüneceksiniz, hemde Mehmetçiğimize zayiata verdirmeyeceksiniz.

      Terör örgütünün yapmasının mümkün olmayan bu tüneller ABD ve yandaşları tarafından uzun suredir kazılıp terör örgütlerinin emrine verilmiş. Burada hava operasyonu yapabilseniz o zaman burasının iki günlük işi var. Hemde dağ taş hep mayın tuzakları donatılmış.

      Bu nedenle siyaset severliğimiz üst düzeyde olması nedeni ile savaşı ikinci plana itmişiz. Okurlarım bile siyaset yazmadığımın farkına varmışlar. Ben şuanda ülkemin geleceğini ve savaşın sonucuna odaklanmış durumdayım. Günlük hadiseler bana şu aşamada çok basit gelmektedir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum