FUAT TÜRKER

FUAT TÜRKER

'in Kaleminden...

Sevgi Birliği

02 Ocak 2017 - 06:55

Yeni bir yıla dair dua niteliğindeki mesajlar paylaşılmaya devam ederken, 2017’nin henüz ilk saatlerinde yeni bir terör eylemiyle daha sarsıldık. Allah vefat edenleri rahmetiyle sarsın, terörün her çeşidine ise lanet olsun.

 

Vicdanı diri, sevgi ve merhamet duyguları güçlü olan hiç kimse şiddet ve teröre duyarsız kalamaz. Ancak görüyoruz ki insanlar arasındaki çatışmalara, gerginliklere, şiddete ne uluslararası kuruluşlar, ne arabulucular, ne de politikacılar çözüm olamıyor. İnsanların arasında sevgi bağı güçlenmediği, ahlakî duyarlılık artmadığı sürece de çözüm bulunmayacak.

 

Sevgi insanın fıtratındadır. Sevgisiz, merhametsiz bir dünya kime yarar sağlar? Bu şekilde karanlıktan çıkmak mümkün mü?

 

Bugün aramızın açılmasına ve birlik ruhumuzun zayıflamasına sebep olan kin, haset ve düşmanlık duygularını kalplerimizden söküp atma, yerine sevgi ve kardeşlik duygularını yerleştirme, geçmişte yaşananları unutma, eski hata ve pişmanlıklardan ders çıkarma, kardeş olduğumuzu hatırlama, Allah’ın ipine hep birlikte sarılma, zorluklara birlikte göğüs germe, saflar halinde zulme karşı durma, vicdanımızı diri tutma, ‘sarp yokuş"u hep birlikte aşma, sevgi birliğini oluşturma zamanıdır.

 

Sevgi Birliği asrındayız. Asra andolsun; iman edip salih amellerde bulunanlar, hakkı ve sabrı tavsiye edenler dışında insan ziyandadır.

 

Dinin emri sevgi, merhamet ve barıştır, zulüm, kan dökücülük, gaddarlık, vandallık değildir. İnsan ruhu sevgi ister, huzur ister, akılcılık ister, iyi niyet, güven duymak ister. Her şeyin olumlu olmasını ister. Dostluk, kardeşlik ve birlik yaşansın ister.

 

“Teröristler ise nefislerinin sesini dinleyip, her türlü kötülüğü rahatlıkla işleyen, vicdanlarının sesini dinlemeyen insanlardır. Bu nedenle de sevgisiz, saldırgan, her türlü ahlaksızlığı kolaylıkla yapan, insanlara hiç vicdani sıkıntı duymadan eziyet edebilen kimselerdir. Bunun nedeni ise bu kişilerin Allah korkusuna sahip olmamaları ve din ahlakını bilip uygulamamalarıdır. Çünkü Allah'tan korkmayan bir insanı suç işlemekten engelleyebilecek hiçbir güç yoktur.” ( http://a9.com.tr/ )

 

İnsanlığın sorunlarına çözüm batıl materyalist/felsefî sistemler değil, samimi Müslümanlık anlayışıdır. Allah'ın, Kur'an'da tarif ettiği gibi donanımlı, özverili, asil, hoşgörülü, hayır gözüyle bakan bir anlayışa sahip olan Müslümanlar materyalizmi, yobazlığı ve onların put sistemlerini yok edecek, sevgi birliğini oluşturacaktır.

 

Mehdiyet dönemidir şimdi; hep iltifat, hep sevgi, hep güzel söz, hep gönül alış, hep muhabbet, hep huzur. Çözüm, Kur’an’ın ruhuyla yaşanacak olan sevgi birliğidir.

 

Sevgi Allah için olmalı; aksinde şefkat, merhamet, sabır olmaz, mutluluk olmaz... Allah için sevmeli insan, ahdine vefa göstermeli, sadakatli olmalı.

Allah'ı gönülden seven insan, O'nun yarattığı insanları da sever. Bu sevgi şefkati, merhameti, acımayı, özveriyi, güzelliklerden zevk almayı, huzur ve mutluluğu da beraberinde getirir. Ancak o zaman birbirine sevgiyle bakan, nimet ve güzelliklerin değerini bilen insanların yaşadığı güven ve huzur içinde bir yaşam kurulur.

Dünya hayatı göz açıp kapama süresi kadar. Dostluk, kardeşlik, muhabbet ruhunu geliştirme çabası içinde olmak lâzım. Hem biz birbirimizi sevmedikçe gerçek anlamda iman etmiş olmuyorduk, öyle değil mi?

“Sizden önceki toplumların derdi size de bulaştı: Haset ve kin. Kin beslemek, kökten kazıyan şeydir. Allah'a yemin ederim ki iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olamazsınız.” (Tirmizi)

Allah, çıkarlarımızı bir yana bırakmayı, dünyevi her 'şey'i kalbimizde değil elimizde tutmayı nasip etsin. Kalbimize gerçek sevgiyi koysun. Kalbimizi mutmain kılsın.

 

Hayatımızın her anında olduğu gibi, birliği amaçlarken de Allah’ın ve Peygamberimiz(asm)’ın gösterdiği yolu izlemeliyiz. Kendi mantığına, kendi yorumuna ve uygun gördüğü koşullara göre farklı yolları izlemek ve Allah’ın gösterdiği yoldan başka yola uymak kayba götürür. Allah’ın yardımı, yalnızca O’nun ve Resûlünün yolunda çaba gösterenler içindir.

 

Allah'ın ipine hepiniz sımsıkı sarılın. Dağılıp ayrılmayın. Ve Allah'ın sizin üzenizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz düşmanlar idiniz. O, kalplerinizin arasını uzlaştırıp-ısındırdı ve siz O'nun nimetiyle kardeşler olarak sabahladınız. Yine siz, tam ateş çukurunun kıyısındayken, oradan sizi kurtardı. Umulur ki hidayete erersiniz diye, Allah, size ayetlerini böyle açıklar. (Al-i İmran Suresi, 103)

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar