-
RAMAZAN TOPRAK

RAMAZAN TOPRAK


aksi halde

29 Mayıs 2015 - 20:52

yalakalık sözde değil, özde..

varsa içinde, çıkıveriyor dışına..

yoksa içinde dışına çıksa da sırıtır,

ele verir sahibini.. ama yalaka ruhlu ise

çok da inandırıcıdır, en efe âlâsı bunlardır..

bunları taklit ederek yalakalığa tevessül edenler

nisbî başarılar(!) elde etseler de

dikkatli göz anlar, "sonradan olma" olduğunu..

ee, o da bir yarış, ikbâl yarışı.. en zoru..

eskiden 20-30 derecelik yalakalar

hiç hoş karşılanmaz, yan gözle bakılırdı..

gel zaman git zaman görüldü ki iyi prim yapıyor..

teşvik olunca teşvik ediciler olunca yenileri eklendi,

"ben de varım bu yarışta, benim neyim eksik..?" diyenler

seslerini duyurmaya başladılar, adreslerine..



iktidar partisi genel başkan yardımcısı olmuş,

akademik kariyerini seçimde konuşturmuş!

siirt milletvekili adayı prof. yasin aktay..

hem inançları kuvvetli siirt halkına dinî mesaj sarkıtıyor,

seçimde milletvekilliğini garantileyebilmek için..

hem cumhurbaşkanı sayın erdoğan'a mesaj gönderiyor,

seçim sonrası bakanlığını garantileyebilmek için..

bunun adresinin neresi olduğunun bilinciyle,

sayısız emsallerinde görüldüğü üzere..

güftesini ve bestesini kendisinin yaptığı türküde,

"heval tayyip erdogan, salli ala muhammed"

"serok tayyip erdogan, salli ala muhammed"

"recep tayyip erdogan, salli ala muhammed"

sözleriyle salâvat ile yaranmayı yan yana getirmiş,

yalnız peygamberimiz için getirilen salâvat ibâresiyle

satır arasında liderine peygamberlik imâsıyla..

bu ne cür'et, bu ne haddini bilmezlik..!

bir koltuk bu kadar mı gözünüzü karartıyor,

tüm değerleri ayaklarınızın altına alacak kadar..

böyle mi hizmet üreteceksiniz..?



her yeni yalakanın bir öncekinden

daha yeni sözler ve yöntemlerle çıkması,

daha etkili olması gerekiyordu, öyle de oldu..

40 derecelikler gelince 20-30 derecelikler gitti,

50-60 derecelikler oyuna dahil olunca bi'öncekiler bitti,

70-80 derecelikler oyuna girince bi'öncekiler yitti..

alımlı mı alımlı 90 derecelikler ufukta görününce

diğerleri kendiliklerinden oyundan düştü, kaybetti..

hele 100 numaralar gökten zembille inince, tam

'bundan ötesi olmaz artık' diyecektik ki,

100 + 'lar devreye girince anlaşıldı ki,

arşiv kayıtları tabloyu tanımlamaya yetmeyecek..



27 şubat 2015 tarihli

"sıradaki" başlıklı yazımızda,

bir büyükşehir belediye başkanı ifadesiyle,

"sür be evladım, yalakalıkta sınır yoktur" imzasıyla

sınırsız sorumsuz yalayıcılar kooperatifi kurulmuş oldu,

üstelik üyelik için müracat şartı gerekmiyor..

haa diyeceksiniz ki,

"siz de lafı hepten yalakalara getiriyorsunuz da,

azmettirenlere, teşvik primi verenlere

niye bi'şey demiyorsunuz..? bakın,

işte burada bi'dakka durun ve dinleyin lütfen..

bunu asıl söyleme hakkı toplumun değil mi..?

bunun asıl söylenme yeri sandık değil mi..?

usandık diyorsanız, uyandık diyorsanız, işte sandık..!



ayıp olmanın çok ötesinde

büyük günah işliyorsunuz beyler..!

lütfen haddinizi bilin..!

toplumun dinî değer, ahlâkî kural,

ilke ve ayarlarıyla bu kadar oynanmaz..!

ateşle oynadığınızın farkında mısınız..!

vicdanınızda biraz kırıntı kaldıysa onu dinleyin

ve hep birlikte terkedin sınırsız yalakalığı..

hangi partide veya nerede olursanız olun,

kime yalakalık yaparsanız yapın,

sözümüz size, ey yalakalar..!

birazcık anlıyoruz,

sizi ankara'da gören! var duyan! var ama

bir de yukarılarda "gören.. duyan.. bilen.. yazan..

zamanı geldiğinde çetin hesabı soracak olan yaradan" var..



tartışmalı

siyaset meydanlarında

ele alınan mukaddes kitabımız ile

dile alınan dinî söylemler ve argümanlara

bugüne değin hiç olmadığı kadar abanmak yerine,

görev verildiğinde neler yapabileceğinizle

prim yapmaya ve böyle kazanmaya çalışınız..!

aksi görüntü, başarısızlığın zımnî ikrarı gibi,

aksi görüntü, acziyet ve yetersizliğin işareti gibi,

aksi görüntü, din istismarcılığı itirafı gibi,

aksi görüntü, kaybetme telaşı gibi..

aksi halde ..

bilmem anlatabiliyor muyum..?



E-Posta: [email protected]