Reklamı Kapat
| | | | |
SOSYAL GÜVENLİK

SOSYAL GÜVENLİK

SGK KÖŞESİ...

SORU-CEVAP - 4

15 Ocak 2015 - 17:45 - Güncelleme: 19 Mart 2015 - 09:06

Emekli Kavramı nedir?

Yaşlılık, yetişkinliğin bir uzantısı olarak yaşam süresinin ileriki döneminde fiziksel ve ruhsal değişimlerin yoğun bir şekilde görüldüğü bir evre olarak tanımlanmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü 65 yaş ve üstündeki bireyleri yaşlı kabul etmektedir. Ancak bu sadece kronolojik yaşın sınırını tanımlamaktadır. Yaşın ilerlemesiyle birlikte doku ve organlarda oluşan yaşlanma ise biyolojik yaşlanmadır. Öte yandan, toplumsal değerler ve kültürel yapı da yaşlının ve yaşlılığın yerini belirlemektedir.

Emeklilik, kişinin hayat içerisindeki önemli değişim dönemlerinden biridir ve sıklıkla yaşlıların karşılaştığı ilk büyük değişimdir. Emekli olan kişi öncelikle gelir kaybına uğrayacak, bunun yanında sosyal rol ve yetkileri de değişecektir. Emeklilikle birlikte yaşanan bu kayıplara uyum sağlayamayan bireyler, kendilerini değersiz, önemsiz, yalnız, boşlukta ve çaresiz hissedebilirler. Hayatlarının geri kalanını planlamakta güçlük çekebilirler. Yakınlarına yük oldukları hissine kapılır ve bazen de onlara karşı öfkeli tavırlar sergileyebilirler. Oysa emeklilikle birlikte ortaya çıkan güçlü duygular tanınıp bu yeni duruma uyum sağlandığında, emeklilik bireyin kişisel gelişimini ve hayata yeni bir bakış açısı getirebilmesini sağlayacaktır.

Çalışma yaşamları boyunca ülkemizin gelişimine büyük katkısı olan emeklilerimizin, emeklilik haklarını en iyi şekilde kullanabilmeleri, sosyal devletin önde gelen görevleri arasındadır. Söz konusu görevleri yerine getirmek amacıyla öncelikle tüm bireylere eşit kapsam ve kalitede sosyal güvenlik hizmeti verilen bir yapının oluşturulması için hazırlanan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile norm ve standart birliği sağlanmıştır. Sosyal Güvenlik Kurumunca teknolojik altyapı çalışmalarına hız verilmiş olup, daha kaliteli ve sürdürülebilir hizmet verebilmek için gerek sigortacılık gerekse sağlık alanında çok çeşitli çalışmalar yapılmaktadır.

Kayıt Dışı Çalışmanın ve Çalıştırmanın Olumsuz Sonuçları

Nelerdir?

Kayıt dışı istihdamın ekonomik ve sosyal açıdan birçok olumsuz sonucu bulunmaktadır. Ayrıca kısa ve uzun vadede her bakımdan ülke ekonomisine ve kişilere zararları bulunmaktadır. Kayıt dışı istihdam sonuçları işçi, işveren ve devlet açısından üç başlık altında ele alınmıştır.

 

1)Çalışanlar açısından
• Kişilerin yeterli sağlık yardımı alamamalarından dolayı hastalık vakalarının artması,
• Sağlıksız bir toplumun oluşması,
• İş kazası veya meslek hastalığı, analık durumlarında hak ve yardımlardan faydalanamamaları,
• Kısa vadede yeterli sağlık yardımı alamamalarından dolayı hastalık vakalarının artış göstermesi ve uzun vadede de, daha doğrusu, çalışamaz duruma gelindiğinde emekli aylığı alınamadığından fakirliğin ortaya çıkması,
• Kişilerin uzun vadede emekli olamaması ve ölüm halinde eş ve çocuklara aylık bağlanamamasıdır.
2) İşverenler açısından
• Özellikle firmalar açısından primi ödeyenlerle ödemeyenler arasında haksız rekabete neden olması,
• Sistemde olan işyerlerini, belli bir zamandan sonra diğer işyerleri ile rekabet edebilme amacıyla kayıt dışılığa yöneltmesi,
• İyi niyetle sistemde olan kişilerin, kayıt dışı çalışan/çalıştıran kişilerden olumsuz etkilenerek bilinç kirliliğinin oluşmasına sebep olmasıdır.
3) Devlet açısından
• Her şeyden önce Devletin prim kaybına neden olması,
• Sosyal güvenlik açıklarını artırması,
• Sosyal güvenlik açıklarını kapatmak için bütçeden transfer yapılması ve bütçe açıklarını artırması,
• Gelecek nesillerin sosyal güvenlik sisteminden kaynaklanan yükleri taşımak zorunda kalmaları ve sistemden yeterli düzeyde faydalanamamaları,
• Gelir dağılımında adaletsizlikler,
• Toplumun ahlaki dejenerasyonuna sebep olmasıdır.

sgk internet/sigortalilik/kayitdisi_istihdam/genel_bilgi/genel_bilgi Genel Bilgi

narkotik banner'' width=

Son Yazılar