LİBYALI VE SURİYE'LİLERE HANGİ YÜZLE BAKACAKSINIZ?

ALİ GENÇ
ABONE OL

Çokta işin derinine girmeyeceğim.

  Zaten buna gerekte yok.

 Her şey milletimizin ve dünya kamuoyunun gözünün önünde oluyor.

 Karşı çıkmalarının sebebi yapılanların millete ve devlete zararı olsa herkes hak verir.

 Fakat karşı çıkılanın devlet ve millete hiçbir zararı olmadığı gibi karşı çıktıkları yatırımlardan da   maksimum faydalanmalarına rağmen yine de karşı çıkıyorlar.

  Bu günkü konuya geçmeden gelin şimdiye kadar nelere karşı çıktıklarına kısaca bir bakalım;!

  3 AĞAC’I PROTESTOYLA MARMARAY,3. KÖPRÜ VE 3. HAVALİMANINI ENGELLEMEK İSTEDİLER!

   Ciddi manada hiçbir sebep yokken ülkemizin o zaman 11 yıllık kesintisiz olarak Başbakan Erdoğan yönetimindeki Ak Parti Hükümetlerinin samimi çabalarıyla dünya ekonomik krizinin ülkemizi teğet geçmesini sağlayacak başarılarının yanında İMF’ye olan son borcunda ödemesinin yapıldığı, 3. Köprü ve İstanbul Hava limanının ihalesinin gerçekleştirildiği 2013’de ortaya çıktılar.

    Kurdukları lüks çadırlarda lüks yemekler yiyen vandallar Taksime indiler.

   Ülkemizin gelişmesini engellemek isteyenlerin TV kanallarında naklen verilen eylemlerinde Gezi Parkının yeniden düzenlenmesi esnasında başka yerlere nakledilecek birkaç ağacın kesilmesine  ülkemiz sanki düşmana satılıyormuş gibi karşı çıktılar,kamu malları ve esnafın mallarına zarar verdiler.

   O zamanki memlekete mali ve psikolojik yönden büyük zararlara sokan Gezicilerin tavırlarında şimdilerde hiç mi hiç bir farkları yok.

KARŞIÇI ÇIKTIKLARI HANGİ HİZMETİN MİLLETE VE ÜLKEMİZE ZARARI VAR?

 Boğazın iki yakası arasının 3 dakikada yüksek standartlı ulaşımla denizin altından geçilmesinin kime zararı oldu?!!!

 Türkiye’yi sadece bölgesinin değil Asya, Avrupa ve Afrika’nın ulaşım ve kargo ulaşım merkezi yapan 3. Hava limanının hangi kula ve kamuya zararı oldu?!!!

 İstanbul kara trafiğini daha akıcı hale getiren, şehir içinden geçen trafiğin önemli bir kısmını şehir dışına çıkartarak trafiği rahatlatan Yavuz Sultan Selim köprüsünden milletimiz ve devletimiz her hangi bir zarar gördü mü?!!!

 Hiçbir zarar görmemesine rağmen hem ekonomik, hem de psikolojik yönden ülkemizi kalkınan ülkelerin seviyesine çıkartan bu yatırımlara karşı çıkanlar aynı tas aynı hamamla iyiye karşı çıkıyorlar!

KANAL İSTANBUL’LA CAN VE MAL KAYBINI SIFIRLAYIP DAR ELBİSEYİ YIRTIP, PARADA KAZANACAĞIZ!

 Şimdi ise Çed projesiyle çevreye yapabileceği tüm etkileri en ince detaylarına kadar masaya yatırılan ve Çed ile diğer tüm yönleri kılın kırka yarılması misali her yönüyle yapılan araştırmalarda su havzalarına, göçmen kuşlara, tarım arazilerine ve ormanlara zararı olmayacağı belirlenmesine rağmen buna neden karşı çıkılıyor?

50 YILDIR HER ZAMAN HER ŞARTTA İYİYE GÜZELE VE FAYDALI OLANA KARŞI ÇIKIYORLAR!!

  Bunu yapanlar 1. Boğaz köprüsünden bu yana milletimize faydalı olan her şeye karşı çıktıkları gibi  psikolojik olarak milletimiz ve ülkemizi dünyanın lider ülkelerinin en yüksek seviyesine çıkartacak projeye de maalesef aynı akıl almaz söylemlerle karşı çıkıyorlar.

KANAL İSTANBULA BUNLAR İÇİNMİ KARŞI ÇIKIYORLAR?

  Bu proje hizmete girdiğinde öncelikle her yıl artan boğaz trafiğindeki özellikle yakıt ve patlayıcı taşıyan gemilerin sebep olacakları can ve mal kaybı ortadan kaldırılacak.

  Gemi geçişleri ile buraya yapılacak limandan ülkemize yıllık şimdiki rakamlarla sağlanacak 1.5 Milyar dolarlık gelirle yapım bedeli maksimum 10 yılda amorti edilecek.

   Ondan sonra ise İnşallah kıyamete kadar her sene artan gemi ve limanlardan yapılacak aynı ve daha fazla oranda artan ticarete bağlı olarak ülkemiz maliyesine sürekli olarak her yıl istenen faydalı yatırıma harcanabilecek Milyarlarca dolar sıcak para akacak.

  Tüm bu artılarının yanında kendi boğazlarımızın kullanımını Montrö’ye rağmen kontrol edememekten kendi toprağımızda hakimiyetimizi tam kullanamamaktan kısmen de olsa kurtulmamızla bize o dönemde biçilen ve dar gelen elbiseden de tam kurtulamasak ta bu konuda biraz daha rahatlayacağız.

  Şimdi milletimiz adına diğer hizmetlerle birlikte Kanal İstanbul’a karşı çıkanlara soruyorum!

  Bu hizmetin neyine ,hangi sebepten, hangi eksilerinin artısından fazla olduğunu görerek karşı çıkıyorsunuz?!!!

İYİ PARTİNİN CUMARTESİ GÜNKÜ KANAL İSTANBUL ÇALIŞTAYI’DA KANALI ONAYLAYACAKTIR!

  Libya tezkeresi de dahil bir çok konuda özellikle koalisyonları bitiren Cumhurbaşkanlığı sisteminin aksaklıklar var ise bunların giderilmesi yerine bu sisteme top yekun karşı çıkmasının ve  şimdiye kadarki alınan bir çok kararda iddia ettikleri muhafazakarlıklarına yakışmayan şekilde CHP ve  ortaklarının yanında olan İyi Parti’nin bu Cumartesi günü İstanbul’da düzenleyeceği çalış tayda bu yatırımın gerekliliğinin yüksek ihtimal ile onaylanması bekleniyor.

TÜRKİYE İSTİKRARINA VESİLE OLACAĞI LİBYA, SURİYE, IRAK VE İRAN’LA ONLARIN LİDERİ OLACAK!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dik duruşuyla öncelikle ülkemizle Arap dünyasının arasına bir hançer gibi sokulmak istenen bizi de can ve mal kaybı da dahil her yönüyle istikrarsızlaştıracak olan terör çemberinin bertaraf edilmesi, yapılan samimi operasyonlarla Suriye milli ordusuyla birlikte güvenli hale getirilen bölgelere Suriyelilerin yarım milyonundan fazlasının buralara yerleştirilmesinin yanında güvenli hale getirilen yerlerde milletler arası kaynaklarla yapılacak iskan yerleriyle en az 2 milyon Suriyeli kendi topraklarına dönecek.

  Yine Astana, Moskova, Cenevre  ve İstanbul ile Ankara görüşmeleriyle ilaniahye devem etmesi mümkün olmayan Suriye iç savaşı tüm tarafların maksimum şekilde katılacağı bir sonuca ulaşınca burada sükûnet  sağlanacak.

 Bunun ilik nüvesi de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Putin ile yaptığı görüşmeyle rejimin saldırılarının İdlip’te durdurmasıyla bir göç dalgasının önlenmesinin yanında sahaya hakim olmanın Türkiye’yi ne kadar avantajlı hale getirmesinin de somut bir örneği oldu.

LİBYADA ATEŞKESİN SAĞLANMASI ÜLKEMİZİN ASKER GÖNDERME KARARININ BAŞARISIDIR!

  Türkiye’nin yine Rusya ile Libya’da BM tarafından kabul edilen meşru hükümetin onayladığı muhtemelen bu gün akşam ayrılıkçı general Hafter tarafından da kabul edilecek uzlaşmayla sağlayacağı  Ateşkes ve bununla Libya’nın  birliğini sağlayacak çalışmaların oluşmasını sağlayacak daimi ateşkesi dönüşmesi TBMM’sinde alınan kararla asker göndermemiz kararının somut sonucudur.

   19 Ocak günü başlayacak ve ülkemizin de en önemli katılımcıları arasında bulunacağı Berlin görüşmeleriyle bu ülkenin birliğini sağlayacak kararların uygulanması 1. Köprüden bu yana iyi ve güzel olan her şeye karşı çıkanların oy vermedikleri Libya’ya asker gönderilmesi kararının etkisiyle başarıldığını kim inkar edebilir?!!!

   En sıkıntılı zamanında bile Türkiye’nin bölgesel istikrar için İran’a, Irak’a destek vermesi, bizi ana karamıza hapsetmek isteyenlerin emellerini boşa çıkartan Ak denizdeki Türkiye-Libya ekonomik münhasır bölge anlaşmasının yanında bu ülkede istikrarın sağlanmasıyla ve İran ile Irakta dahil birleşik Suriye’nin yeniden kurulmasıyla etrafımızda bizim lideri olduğumuz dost çemberi oluşturulacak.

   İznillah yakın bir zamanda bunlar sağlandığında bunlara karşı çıkanlar bu ülkelerin ve milletimizin yüzüne nasıl bakacaklar?

   Her zaman her şartta siyasetçilerimizin millet ve devletin meşru çıkarlarını kendi çıkarlarından önde tutmaları,bunun sayısız getirisinin göz önüne alarak aksinin olması durumunda ise alacakları tavırlarının sebep olacağı  olumsuzluklarıda hesaplayarak buna kesinlikle sebep olmamaları dileğiyle. Rabbim Yar ve Yardımcımız Olsun.