NEBİLER NEBİSİNDEN BAŞKA HİÇ BİR KUL İLE PEYGAMBERE NASİP OLMAYAN YOLCULUK "MİRAÇ"

ALİ GENÇ
ABONE OL

Bu akşam Namazından sonra öyle bir gece idrak edilecek ki bu geceyle ilgili müspet manada söylenecek sayısız sözün en önemli olan ikisinin ilki Rahmeti gazabını kaplayan Ulular Ulusu Mabudumuzun  samimi kullarını en mahzunlaştıkları zamanda  onları bu derin samimiyetlerinden gelen taviz vermez duruşlarının tebrikiyle sunulan muazzam karşılıkla ipine sımsıkı sarılan kulunun muazzam koruması altında olduğunu ortaya koyarken. 

  İkincisi de yine  bu çerçevede kulunun samimiyetine cevap olarak o zamana kadar hiçbir kulu ile Peygamberine nasip etmediği, kıyamete kadarda nasip olmayacak olan Hakkın zaman içinde zaman, mekan içinde mekan yaratmasıyla ademi zaman dilimi ile bir anlık zaman içinde gelişen iki bölümlü bir seyahatle Peygamber efendimizin Allahü Taala tarafından ödüllendirmesinin vuku bulduğu. 

  Ayrıca da bu güzel eşsiz seyahate Mabudumuzun son elçisiyle ahirete göçmeden bizzat kendisiyle görüşmesini bahşetmesinin yanında bu seyahatten dönüşte bir çok hediyelerle samimiyetle gelen mahsunluğun taktir edilmesidir. 

    İşte bu günün akşam Namazından sonra başlayacak ve yarın akşam Namazına kadar devam edecek olan bu kutsal gecenin yarında gün boyu devam edecek ve yarın Akşam Namazına kadar sürecek olan her bir anı ayrı ayrı hesaplanmayacak maddi fırsatlarla dolu olan bu zaman dilimi Hicri kameri  takvime göre Recep ayının 27. gecesidir. 

     Aynı zamanda da 11 ayın sultanı Ramazan’ında müjdeleyicisi olan Miraç gecesinin Dünya da geçen ilk bölümü Yüce kitabımız Hz. Kuran’ın İsra suresinde Mevla’mız tarafından belirtiliyor. 

   Bu kutlu yolculuğun 2. bölümü olan Miraç ise hem yüce Kitabımız Hz Kuranın Necm suresinin 7 ila 18. Ayeti kerimeleri, hem de Peygamber efendimiz Hz. Muhammed(S.A.V.) Hadisi şerifleriyle sabittir. 

  Miraç hadisesiyle ilgili olarak yüce kitabımız Hz. Kuran’ın İsra suresinin 1. Ayete kerimesinde Rabbimiz mealen” Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed'i) bir gece Mescid-i Haram'dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya götüren Allah'ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.” Diye buyuruyor. 

     Recep ayının 27. gecesi yani bugün Miraç Kandili kutlanacak. On bir ayın sultanı Ramazan ayının habercisi olan Miraç Kandili, Hz. Muhammed'in arşa (göğe) yükselmesi olayı olarak biliniyor. 
        Kelime anlamına bakıldığında İsrâ kelimesinin anlamı “gece yürüyüşü ’dür.” 

        Miraç ise birçok İslam kaynağında verilen ortak bilgide yükselmek, yukarı çıkmak manasında olduğu belirtilmektedir. 

    Peygamber efendimizin İsra suresinin 1. Ayeti kerimesinde ezel ve ebet olan Mabudumuz tarafından belirtilen Mekke ile Kudüs arasındaki gece vuku bulan gelişmeden sonra Peygamberimizin  Gök yüzünün katlarına yükselerek Rabbimizin yarattıkları İnsan, Cin ve Meleklerin de çıkabildikleri katların ötesinde Mevla’mızla İznillah perdesiz görüşmesi Miraç’ın olmasının açıklamasıdır. 

   Yine bu konuda kaynaklarımız Miraç’ın ayrıca bütün süfli duygulardan, beşeri hislerden ter temiz bir kulluğa, en yüce mertebeye terakki ediştir. 

   Rasûlüllah’ın (sav) şahsında insanlığın önüne açılmış sınırsız bir terakki ufkudur. 
   Bu ulvi seyahat, mucizelerin en büyüğüdür.  

 MİRAÇ KURANI KERİM’İN NECM SURESİ VE PEYGAMBERİMİZİN HADİSLERİYLE KESİNLEŞMİŞTİR!!!  

   Miraç’ın ikinci merhalesi de Mescid-i Aksâ’dan başlayarak semanın bütün tabakalarından geçip ta İlâhi huzura varmasıdır. Bu safha da Necm Sûresi’nde şöyle anlatılır: 
“O ufkun en yukarısında idi. Sonra indi ve yaklaştı. Nihayet kendisine iki yay kadar, hatta daha da yakın oldu. 

    Sonra da vahyolunacak şeyi Allah kuluna vah yetti. O’nun gördüğünü kalbi yalanlamadı.  
   Şimdi O’nun gördüğü hakkında onunla mücadele mi edeceksiniz? And olsun ki O’nu bir kere daha hakiki suretinde gördü. 

   Sidre-i Müntehâ’da gördü. Ki, onun yanında Me’vâ Cenneti vardır. 

   O zaman Sidre’yi Allah’ın nuru kaplamıştı. Gözü ne şaştı, ne de başka bir şeye baktı. And olsun ki, Rabbi’nin ayetlerinden en büyüklerini gördü.” (Necm Suresi-âyet: 7-18)  şeklinde belirtiliyor. 

PEYGAMBERİMİZİN O GECEKİ BİNEĞİ ŞİMŞEK MANASINA GELEN BURAK’TI!!! 

   Rasûlüllah (sav), bu ulvi yolculuğunu ‘Burak’ denilen bir binekle yapmıştır. Burak ise, Arapça ’da ‘şimşek’ manasına gelen ‘berk’ kökünden gelir. Şimşek ise ışık hızında bir şeydir.
   Bu ulvi seyahat, mucizelerin en büyüğüdür. 

MEVLA PEYGAMBERİNİ EN SIKINTILI ZAMANINDA BU İKİ BÖLÜMLÜ YOLCULUKLA ÖDÜLLENDİRİDİ

    İsra ve Miraç mucizesi gerçekleştiği zaman, Mekke’de müşriklerin zulüm ve işkencelerini zirveye çıkardıkları bir dönem yaşanıyordu.  

    Peygamberimiz iki büyük hamisi olan Hz. Hatice(R.A.) validemizle amcası Ebu Talib’i kaybetmişti. 

    Taif’e gitmiş  ve iki cihanın kurtuluşunu müjdelediği akrabalarıyla hemşerilerinden hiç hak etmediği şeylerle muhatap olarak kalbi hüzünlenmişti.

    İşte Cenab-ı Hak, böyle tehlikeli ve müşkül bir konumla hüzünlenen Peygamber’ini hem teselli etmek, hem de azim ve kararlılığını yenilemek için katına davet etmiş, O’na mucizelerini göstermiş. Hiç üzülmemesini, moralini bozmamasını, bu dinin sahibinin bizzat kendisi( Allah(c.c.)) olduğunda şek ve şüphe etmemesini ve O’na tevekkül ederek davasını sürdürmesini işaret etmiştir. 

    O muhteşem yolculuk sonunda aşağıdaki hediyelerle birlikte ve mutlu bir şekilde, daha yatağı soğumadan mutlu bir şekilde geri dönmüştü, çünkü Allah’a şirk (ortak) koşmayanların mutlaka bağışlanacağının müjdesini almıştı. 

PEYGAMBERİMİZİN  ÜMMETİNE MEVLAMIZ TARAFINDAN BAHŞEDİLEN MİRAÇ HEDİYELERİ!!! 

“Ben Miraç’tan daha güzel bir şey görmüş değilim.” diyen Efendimiz, Miraç yüceliklerinden geri dönerken yanında ümmetine çok büyük hediyeler getirmişti... 

1. Beş vakit farz Namazı ve ihsan şuuruyla kılınan Namazın, ümmetin ‘Miraç’ı’ olacağı müjdesini getirdi. 

2. “Amenerrasulü” diye bilinen ayetleri getirdi. 

3. İsra Sûresi’nin 22–30. ayetlerinde bahsedilen 12 adet İslam prensibini getirmiştir. 

4. İsra Sûresi’nin 80 ve 82. ayetleriyle de inananlara ‘Hicret, şifa ve rahmet’ müjdesini getirdi. 

5. Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmadan ölen kimselerin günahlarının affedileceği ve Cennet’e girecekleri müjdesini getirdi. 

6. İyi amelle niyetlenen kişiye, onu yapamazsa bile bir sevap, eğer yaparsa on sevap yazılacağı, fakat kötü amele niyetlenen kişiye onu yapmadığı müddetçe hiçbir günahın yazılmayacağı, ancak işlediği zaman da sadece bir günah yazılacağı müjdesini getirdi. 

7. Bir diğer hediye de Namazlarda otururken okunan ‘Ettahiyyatü’ duasını getirdi. 
    Miraç gecesinde indirilen Bakara Suresi’nin son ayetlerinde (Amenerrasulü) ve İsrâ Suresi’nde bildirilen esaslar çerçevesinde bir imana sahip olamayanlar; hele hele bu gecede farz kılınan beş vakit Namazı eda edemeyenler, hem Miraç hediyelerinden nasip alamazlar, hem de dünya ve ahiret saadetinden mahrum kalırlar.” diye buyuruluyor. 

    Tüm din kardeşlerimle birlikte bu satırları yazan Mevla’mızın en edna kulununda bu gecenin feyzinden en iyi şekilde faydalanması ve bu mübarek gecenin başlayacağı bu gündü Kara toprağa verdiğimiz annem Hacı Ayşe’nin babası Abdullah dedemin son evladı  Fikret Gökalp dayıma da Mevla’mızın rahmetini bahşetmesi dileğiyle tüm din kardeşlerimizin Miraç kandilini bahşedilecek olanlara kavuşmaları dileğiyle tebrik ediyorum. 

    Rabbim yar ve yardımcımız olsun. 

(*) Bu günkü yazımda  yaptığım alıntıları Muhittin ATICI  Beyin” https://www.yeniakit.com.tr/haber/mirac-gecesinin-buyuk-fazileti-448389.html” yayınlanan siteden aldım. Rabbim kendisi ile tüm sevdikleri ve sevenlerinden razı olsun, bu gecede hasıl olacak sevaplardan faydalanmayı bahşetmesini diliyorum Ali Genç