Adamsın Sayın Valim

DERYA ÖZABA
ABONE OL

Çoktan beri yazmaya gerçekten değecek bir konu denk gelene kadar yazmama kararı almıştım. Dünkü valilik ziyaretimize kadar da hiçbir konuda yazma isteği uyanmamıştı bende. Bingöl’den Aksaray’a yeni atanan Valimiz Sayın Ali Mantı’dan randevu talebimizin hemen ertesi günü ivedi bir şekilde dönüş yapıldı. Randevu talep yoğunluğundan dolayı basın randevularını birleştirmeleri konusunda bir rahatsızlığımızın olup olmayacağı soruldu, bizce bir mahsuru yoktu basın sektöründe hepimiz kendi yağımızda kavruluyorduk ve kimse kimsenin nasibini yiyemez, herkes yaptığı işle anılırdı bize göre, hiç kimse ile bir sorunumuz olmadığından ‘’bizce mahsuru yok’’ dedik ve gittik. 

Valiliğe girişimizde Aksaray Valiliği çalışanlarının o yoğun iş trafiğine rağmen neşeli, güler yüzlü ve ilgili karşılaması dikkatimizden kaçmadı. Onlara yansıyan bir pozitif enerji var kesin fikrine kapıldık birden.  Vali beyin gelişiyle anladık ki o pozitif enerji yeni Valimiz Ali Mantı’dan yansıyordu.

Sayın Valimiz gayet samimi bir şekilde tüm gazeteciler ile tokalaşarak direkt  gözlerinin içine bakıp hoş geldiniz dedi, kırk yıldır tanışıyormuşçasına samimi bir sohbet  başlattı. Yeni Valiye ziyaret gerginliği bir anda ortadan kalkmış toplantı odasında kahkahalarla karışık bir sohbet başlamıştı.

Öyle güzel cümleler çıktı ki sayın valimizin ağzından tüm gazeteciler hayranlıkla dinledi. En çok dikkatimi çeken makam ve mevki konusuna gelir geçer gözüyle bakışı idi, konuşmasının satır aralarında öyle sözler vardı ki kulaklara küpe olmaya adaydı. Mesela bizden bir beklentiniz var mı diye sorduğumuzda ‘’ benim tek beklentim Aksaray için birlikte iyi işler yapmak, ne yazık ki milli sporumuz dedikodu, dedikodu ile benim işim olmaz sizin de olmasın, birlikte iş üretelim dedikodu değil’’ dedi.

Kendini anlatırken, bazı yaşam prensipleri olduğunu kolayca anlayacağınız örnekler verdi ‘’İnsan kalbi kırmak kolay, günde bin kişiye bağırır çağırır kalbini kırarsınız lakin bir kulun kalbini yapabiliyor musunuz bakmak lazım’’ demesi gerçekten çok haklı ve taktir edilesi idi. Bir çok makam mevki sahibine de örnek olmalıydı bu sözler!

‘’Bir gün buradan da gideceğim vakti gelince, önemli olan Aksaray’a yolum düştüğünde çay içecek kapı bulabiliyor muyum  mesele bu, geride güzel anılmak’’ dedi bir soruya karşılık, sonra atalarından kendisine miras bir sözü aktardı bize ‘’ dost edinmeye bak derdi atalarım, düşmanı annende doğurur, ben atalarımın bu sözünü kulağıma küpe ettim, insanlara insan gibi yaklaşmak, davranmak gerek, bir büyüğün söylediği gibi, ömrüm boyunca ne köle oldum, ne köle kullandım’’ demesi de bizim gönlümüzde ilk görüşmede taht kurmasına neden oldu. 

‘’Okulu bitirdim kimse benim elimden tutup bu bizim çocuk, çok başarılı buna şu işi verin demedi, o yüzden kimseye bir diyet borcum yok! Nafakamızı kazanmak için hepimiz bir iş yapıyoruz, bizimde işimiz bu, bugün Vali oluruz yarın emekli oluruz, ama kimseye borçlu minnetli olmayız, işte bu yüzden de Ömer Seyfettin’in romanında ki gibi bir diyet borcu ödemek için bir yerimi kesip kimseye vermem ya da bir şeyler yapmam gerekmiyor!!!

Bu sözleri duyduktan sonra dedim ki Aksaray çok şanslı, güler yüzü bir Vali gitti yerine güler yüzlü insan kıymeti bilen makam hırsı olmayan başka bir vali geldi.  Tüm anlattıklarına katılıyorum sayın Valim .. Allah senin gibi insanlara versin makamı, sana diyeceğim tek söz ise ‘’ADAMSIN SAYIN VALİM’’

Derya Özaba