Arap sıkışınca sekiz metre atlarmış

Doç. Dr. İBRAHİM BAYKAN
ABONE OL

Her Hac döneminde maalesef hep bu son olur inşallah dememize rağmen bu dönemde de üst üste iki kez Hac faciası yaşandı.

Ben buradan ölenlere rahmet yaralılara acil şifalar; buna sebep olanlara da Allah’tan akıl ve fikir diliyorum. Her şeylerini Amerika’ya danışan Araplar bu organizasyonun nasıl yapılacağını neden danışmıyor? Organizasyon diye bir bilim dalı var; günah değil mi? Her yıl yüzlerce Müslüman Hacı ve/ veya Hacı adayı bir şekilde can veriyor.

Sorun sadece organizasyon sorunu değil; bunun sosyolojik boyutu da vardır. Okuma yazma bilmeyen hatta sağını solunu bilmeyen Hacı adaylarını; milyonların içerisinde nasıl yönlendireceksiniz? Kotayı kura ile belirlemek yerine adaylarda yaş ve performansa dayalı bir kriter getirmek daha akıllıca olur diye düşünüyorum.

Örneğin; Otuz yaşında bir aday kurada kaybederken Seksen yaşında bir aday kurada çıkıp gidiyor. Bu seksenlik aday ise Otuzluk bir Prensin ve korumalarının ayakları altında eziliyor. Bir yanda Afrika’nın dev yapılı adamları, bir yanda Malezya’nın ince narin yapılı adamlarının; bir panik halinde nasıl kaçıştıklarını bir düşünün. Bu yüzden kötü bir organizasyonun nelere yol açabileceği tartışılmaz bir gerçektir.

Ülkemizde bu organizasyona talip olanlara da bir çift sözüm var: Biz halen Dokuz gün tatilde trafiğimizdeki kanı durduramaz iken milyonlarca insanın Hac organizasyonunu nasıl sağlayacağız. Kimse kusura kalmasın Araplar da bu pastayı kimseyle paylaşmaz.

Burada tüm sorumluluk ve vebal Arabistan’a düşmektedir. Bu sorumluluk ve vebalden Hac Bakanı’nı görevden almakla kurtulamaz, bunu fıtrata da bağlayamaz. Bu konuya acilen kalıcı bir çözüm getirmelidir. Araplara şu sözü hatırlatmak isterim: “Arap Sıkışınca Sekiz Metre Atlarmış” Hadi görüyüm sizleri bu konuda sıkıştınız atlayın bakalım. Aksi halde; ilahi adalette bunun hesabını zor verirsiniz.

Sevgi ve Saygılarımla