Alaboyun Bakan yardımcısı

ERDOĞAN KAYA
ABONE OL

Hatırlayacağınız üzere 1 Kasım seçimlerinden sonra kurulan kabinenin 3 gün sonrası “Bakanımız var Bakanımızda olur” olur diye bir yazı kaleme almıştım. Bu yazımda bahsettiğim cümleler tek tek yerine geldi. Sayın Milletvekilimiz İlknur İnceöz Hanımefendi tekrar gurup Başkan vekili bir bakan seviyesinde, umarım bunu bir Bakan yada Bakan yardımcılığı ile taçlandırırız demiştim. Hakikaten seçim hükümetindeki etkimiz hiç kaybolmadan devam etti. Ali Rıza Bey Enerji Bakan yardımcısı ve Selami Altınok valimizde İçişleri Bakan yardımcısı olurken. Gümrük ve Ticaret Bakanımız Cenap Beyde Müsteşarlığa devam dedi.

     Ben bunları yazarken aldığım bir tüyo falan yoktu, şöyle bir düşünce ile bu tahminlerde bulundum. Ali Rıza Alaboyun Bakanımız büyük kongrede parti yönetimine girmesi muhtemeldi, ayrıca Milletvekilliği adaylığı da büyük ihtimaldi. Bağımsız Bakan olarak bunlardan fedakarlık edince, herhalde sonrasında da bir görev verilmesini beklememiz kaçınılmazdı.

      Selami Bey içinse Bakanlık yapmış bir Vali merkez valiliğine getirilmezdi. Onunda mutlaka çok önemli bir göreve gelmesi gerekiyordu ve böylede oldu. Ben her iki Bakan yardımcımıza yeni görevlerinde başarılar diliyor, ilimiz için güzel hizmetler bekliyorum.

                            ESKİ TERMİNALİN YIKIMI

      Dünkü köşe yazımda kısmen bahsettiğim eski terminalin yıkımı ile ilgili birkaç cümle etmek istiyorum. 20 yıldır ha bugün ha yarın yıkıldı tartışması yapılan bu şehrin göbeğindeki mezbelelik yığıntı bugüne kadar geldi ve bu ayın sonunda yıkılacak. Ben Haluk Başkandan önceki Başkanlar döneminde de burası ile ilgili eleştiriler yazdım. Benim evim bu güzergahta olduğu için düzensiz insanların bulunduğu ve uyuşturucu alanların yaşadığı bir bölge idi. İnanın akşamları buradan geçerken çok çekiniyordum.

      Eski terminal ile ilgili yıkım ve yerine yeni bir proje yapımı Nevzat Bey zamanında çok konuşuldu. Hatta buraya yapılacak projeler bile basında günlerce tanıtıldı. Ama yıkmak için gerekli anlaşmalar sağlanamadığı için bir türlü bu çirkin görüntü kaldırılamamıştı.

     Sayın Yazgı gelir gelmez bu yığıntının mülk sahipleri ile yaptığı görüşmeler 5 ay öncesi tamamlandı. Basın olarak bizleri çağırıp ilk kazmayı Belediyeye ait yerleri yıkarak başladı. Burada yaptığı açıklamada esnaflarımızı mağdur etmeden sezon sonu diğer yerleri de yıkacağız dedi. Bizde o gün bu açıklamaları basında paylaşarak sizlere duyurduk.

       Ben Belediyeden emekli bir memur olmama nedeniyle iyi biliyorum, tebligat yapılmadan kimsenin yerleri ve işyerleri yıkılmaz. Yazın esnaflarımızdan duyduğum kadarı ile esnaf Başkanla görüşmüş yıkım için ölü sezon istemiş. Başkanda esnafın mağdur olmamaları için 12 ayın sonlarına kadar müsaade etmiş.

      Pazartesi günü Balık alırken bazı esnaflar Başkana sitem edip bunu bir yaz diye bana şikâyette bulundular. Hatta terminalin girişlerine yıkılan toprakları gösterdiler. Bende çevreye baktım ve olumsuz bir şey görmedim. Kardeşim bunu yapmazsanız araçların giriş çıkışını engelleyemezsiniz ve burasının artık yıkılacağını kabullendiremezsiniz.

      Kendilerine süre verildiğini bana kendileri söylediler, şimdide şikâyet ediyorlar. Her esnafın sezonluk işleri var, 4 Balıkçı iş yapacak diye buraya yapılacak hizmeti bir sezon daha mı ertelesinler. Valla bir vatandaş olarak ben burasının temizlenmesini çok istiyorum.

      Bütün Aksaray’da burasının bu halde durmasından rahatsızlar. O güzelim iş merkezlerinin geçişindeki bu çirkinlik çok mu güzel. 20 yıldır yıkılamayan bir hurdalığın şehrin merkezinde yıkılmasını sağlayan Yazgıyı tebrik etmemiz gerekirken eleştirmek insafsızlık olur.

      Efendim bizi kabul etmiyor, ne konuşacaksınız yazın görüşüp müsaade almışınız. Biraz daha dursun diye gitmek bence normal bir düşünce değil. Gerçekten şehirde yaşayan insanların yararına değilse bende sizinle beraber olurum, bırakın şehir güzelleşsin.

      Görüşme deyince aklıma geldi, ben rahmetli Emin Gürün döneminde Belediyede daire müdürü idim. Her gelen direk Başkana gitmezdi, işi varsa yetkili daire müdürlerine giderdi. İşi olmazsa rahmetliye gider çözüm arardı. Hatta direk kendisine gittiğinizde, “bu iş için yetkili amire gittiniz mi diye sorar ve önce oraya gitmelerini tavsiye ederdi. Odası eften püften işler için dolup taşmazdı. Rahmetliden sonra Belediyede ne iş olursa Başkanla hallolma alışkanlığı başladı. Bence bu tür alışkanlıklardan vazgeçmemiz lazım diye düşünüyorum.