Bilmediğin konu hakkında konuşmayacaksın

ERDOĞAN KAYA
ABONE OL

Malumunuz bir haftadır ilimizde paralel yapı ile ilgili gözaltları ve en önemlisi Belediye Başkanı Sayın Haluk Şahin Yazgı’nın paralel yapının okulları ve yurtlarındaki kaçak yapıların yıkımı konuşuluyor. Dolayısı ile ilimizin gündemine de bu konu oturduğu için herkes bu konuyu konuşuyor. Aslında ben paralel yapı ile ilgili yıllardır eleştiri yazıları yazmaktayım. Bundan dolayı beni bu konu üzerine çok gittiğim gerekçesi ile eleştirenler olmuş ve insafsızlık yaptığım şeklinde eleştirilmiştim.

      Bugün bu konu ile ilgili tekrar yazı yazmama neden olan husus ise, bir arkadaş bir meslektaşımızın Yazgıya, “ hadi cesaretin varsa paralel yapıya karşı isen Bediüzzaman caddesinin ismini değiştir de görelim” diye yazdığını bana söyledi.

      Bende bunun üzerine bu yazıyı kaleme almadan önce söz konusu arkadaşın yazılarını pek okumasamda incelemek istedim. Ama inanın konu ile ilgili bir yazıya rastlayamadım veya ben bulamadım. Bulsa idim o cümleleri buraya alıp ismini de yazarak yanlış bilgi edinmeden bir konuda yazmanın ne kadar gülünç olacağını sizlerle paylaşacaktım.

      Samimi ve yürekten söylüyorum ben genel olarak bir başka gazeteci arkadaşa cevap vermek takışmak için yazı yazmam. Eğer yazacak olursam eleştireceğim cümleleri köşeme alıp eleştirim. Kimseye de hakaret etmeden yazılan konu hakkında cevap verim. Ama benim meslek ahlakım ve terbiyem dedikodu yapmadan başkalarının yaptıkları ile uğraşmadan kendi işime bakarım ve işimi yaparım. Başkasının ne yaptığı ve ne düşündüğü beni ilgilendiremez.

     Ben milliyetçi ve muhafazakâr bir köşe yazarı ve gazeteciyim. Fikirlerim ve düşüncelerimde bu yönde cereyan eder. Başkasının fikir ve düşüncesine de saygı duyarım. Başkası da benim düşüncelerime saygı duymalılar.

      Şimdi gelelim bana Bediüzzaman caddesini de yık örelim Sayın Yazgı diyen ve bu cümleyi bana ileten arkadaşa sesleniyorum. Bu caddenin ismi beni çok yakından ilgilendirmektedir. Nedeni ise ben aynı zamanda Bediüzzaman Kardeşlik ve Hizmet Vakfı Başkanı ve kurucusuyum. Bu caddenin isminin Bediüzzaman Caddesi olmasının baş mimarı benim. Belediye meclisine Sayın Ahmet Er döneminde dilekçe vererek isim önerende benim.

      Ben o dönem aynı zamanda Aksaray Belediyesinde Basın Yayın ve Kültür Müdürü idim. Vakıf Başkanı olmam nedeni ile dilekçemi mecliste takip ettim ve 12 oyla kabul edildi. Üstelik o dönem Refah Partisi ile Anavatan Partisi koalisyondu. Yani anlayacağınız bu ismin verilmesi bana ait olan bir tekliftir.

      Bu ismin paralel yapı ile ne alakası var ve paralelle nasıl bağlantı kuruyorsunuz? Paralel yapı zaten özünde bu isme karşı ve bu ismi kullanmaktadır. Bediüzzamanın talebelerinin hiçbirisi Güleni kabul etmez ve karşıdırlar.

      Üstelik 2010 yılında paralel yapının baskınlar yaparak uyduruk El Kaide örgütü iftirası ile içeriye aldıkları Tahşiye diye isim verdikleri gurup bu vakfın mensuplarıdır. İnsan Allahtan korkar ve vicdanı sızlar Bediüzzaman Hazretlerini paralelci göstererek bu ismin kaldırılmasını istemek bu cemaatleri ve gurupları zerre kadar bilmemenin bir ahmaklığıdır.

     Halbuki devletimiz Diyanet İşleri Başkanlığı kanalı ile Bediüzzaman Hazretlerinin eserlerini devlet eliyle basımı sağlanmıştır. Nasıl olurda bilmeden hadi bu ismi kaldırda görelim diyebilirsiniz. Bunu demek bilmediğin bir konuda metel okumaktır. Üstelik ben yıllardır paralel yapının zararları ile ilgili yazı yazan birisiyim.

      Hem bu camiayı 40 yıldır tanıyan ve birçok kişiyi yakinen tanıyan 1981 yılında bu camiaya ait Yeni Asya gazetesinde köşe yazısı yazan ve sonradan bu gazetenin siyasi düşüncesini beğenmeyerek bir gurupla ayrılan birisiyim. Yazgıya vurmak için bilmediğin konuda konuşmak dibi görünmeyen kuyudan su içmeye benzer.

      Üstelik Sayın Yazgıyı yaptığı paralel yıkımlarda en çok destekleyen bir gazeteciyim. Paralel yapı ile Bediüzzamanı eşleştirmek konu hakkında bir şey bilmemekten başka şey değildir.  Bilmediğin konuda konuşursan dibi görünmeyen suyu paçayı sıvazlayarak geçmeye çalışır sonrada suda boğulursun. Bir konu hakkında gerçekten bir şeyler biliyorsan konuşacaksın, bilmiyorsan susmasını öğreneceksin. Herkes kendi alanında ve bildiği konuda yorum yaparsa toplum yanlış bilgilendirilmez.

      Son olarak Sayın Yazgının yaptığı en son Pazartesi yıkımı yine söylüyorum takdire şayandır. Sanal alemden Yazgıya saldırmalarda bir avuç hazımsızlardır. Tekrar söylüyorum çok yakinen biliyorum ben ne kadar paralelci isem Yazgıda o kadar paralelcidir. Sayın Yazgı sen doğru bildiğin yolda yürümeye devam et. Elbette doğru gittiğin yolda yoluna taş atanlar olacak. Bu senin şevkini kırmasın, taş atılmıyorsa bir şey yapmamışın demektir.