Bir yıl daha yaşlandık

ERDOĞAN KAYA
ABONE OL

1 Ocak 2015 günü sabah kalktım bilgisayarı açtım yılbaşı kutlayanların gece rezaletlerine göz attım. Bazılarının rezilliğini görünce ben utandım silmek durumunda kaldım. Kendileri utanmadan nasıl o rezil resimleri paylaşmışlar inanın anlamış değilim. Akşam haberlere baktım birçok televizyonda şişede durmayan alkol o gençleri kızları sokakta rezil rüsva etmiş. Hâlbuki bir yılımız daha geçti nasıl geçtiğinin muhasebesini yapmamız gerekirken sarhoş olup şampanyalar patlatılmasına anlam veremedim.

Yılbaşı gecesi Milletvekillerimiz ve Ak Parti il Başkanımız ve yöneticilerimizin bir kısmı ve Belediye Meclis üyelerinden bazıları ile bir dostun işyerinde yemekten sonra uzun uzun sohbet edip memleket meseleleri üzerine konuştuk.

Eve geldiğimde saat 21.00 sıralarında idi ben zaten genelde pek dizi seyretmeyi sevmem. Zamanımda olmuyor, hele eğlenceyi hiç sevmem, o gecede hiç televizyon açmadım. Oturup kendi işimle ilgili işlerime bakıp her zaman olduğu gibi yazılarımı yazmaya çalıştım. Bir kaçta sevdiğim dostlarla sohbet ettim sonra yattım.

Yılbaşını ben kutlama olarak görmüyorum, kendimizin muhasebesini yapma olarak görüyorum. Geçen bir yılda neler yaptık, insanlığa topluma yararlımı olduk zararlımı olduk. Helalinden rızkımızı kazandık mı yoksa kazancımıza haram mı kattık bunların muhasebesini neden yapmayız da vur patlasın çal oynasın eğleniriz?

Cenabı Mevla’m bizleri sağlıklı sıhhatli yaratmış akıl fikir vermiş. Bunu doğru yolda mı kullandık yoksa yanlış mı kullandık neden bunun muhasebesini yapmayız. Sakat, yatalak ve özürlüde olurduk bu yaptıklarımızdan mahrumda olabilirdik.

Ben bir Gazeteci olarak toplumu yanlış mı bilgilendirdim, yalan yanlış mı yazdım inanın bunu düşündüm. Allah’ın yarattığı bu sağlıklı bedeni ona karşı asi mi İsyankâr mı hakiki bir kul olarak mı değerlendirdim onu çok düşünüyorum. Belki tembelliğimizden belki bilerek hakiki kul olamam yanlışlarımız var bunlara tövbe etmemiz gerekmez mi? Samimiyetimle söylüyorum ben bunlara çok dikkat eder varsa yanlışım buna çok üzülürüm.

      Bu dünya dört günlük gelip geçici ne kadar helal dairesinde bulunduk, ne kadar harama girdik kaç kişi bunun muhasebesini yaptı. Verilen bunca nimet ve güzelliklere kaç kişi şükretti hiç bunu düşündük mü?

      Kaç kişinin kul hakkına girdik, kaç kişiye haksızlık yapıp hakkına tecavüz ettik bunu düşünen oldu mu? Devlet ve kamu kurumunda çalışan, hatta özel sektör de çalışanlar aldıkları rızıklarının karşılığını ne kadar verebildi bunu kaç kişi düşündü?

     Kazançlarımızın içinde ne kadar helal haram var bunun değerlendirmesini kaç kişi yaptı? Belki de bende dahil parmaklarımızın sayısı kadar bunlar azdır. Ama toplumda konuşurken anlatırken mangalda kül koymaz sütten çıkmış ak kaşık gibi kendimizi görmezmiyiz. Birde kendimizin gizli dünyasını neden eleştirip hesaba çekmeyiz?

     Evet herkesin eğlenmeye, gezmeye, yiyip içmeye ve huzur içinde yaşamaya hakkı vardır. Ama bunlar helal dairesinde yapılamaz mı? Helal dairesi geniş harama girmeye gerek de yok hem keyfede kâfidir.

       Sokak ortalarında o genç erkek ve kızlarımızın ellerinde şampanya şişeleri ile sokaklarda nara atmaları ne bizim inancımızda var nede örf ve adetlerimizde var. Keyfi masraflarla eğleneceğim diye sokaklarda merkep gibi tepinmenin neresi insanlık neresi medeniyet?

      Yesinler böyle medeniyeti ve hatta içine etsinler. Avrupa’nın medeniyeti diye sokaklarda nara atmak hangi bir Türk toplumunun âdetidir. Avrupa ki doğru dürüst elini yıkamaz, tahareti bilmez kâğıt kullanır.

     Benim ecdadım temizliği hanları ile hamamları ile Avrupa’ya pencere açmıştır. Hamam kültürünü bile benim ecdadım onlara öğretmiştir. Bu nedenle Avrupa’nın medeniyeti bana göre değil ve kabul etmiyorum. Yılsonunu muhasebe yılı olarak görüyorum.

      Bana yılbaşı kutlaması için mesaj atan dostlara cevabı bundan dolayı yazmamaya özen gösterdim. Bana kırılmasınlar belki bundan dolayı beni geri kafalı diye eleştirebilirler de. Ama ne yapayım işte bende böyle bir kafaya sahibim, böyle günlere ayak uyduramıyorum. Bana göre kabir kapısına bir yıl daha erken yaklaşıp yaşlandık.