Dostlar su uyur düşman uyumaz

ERDOĞAN KAYA
ABONE OL

Dün akşam 15 Temmuz Darbe girişiminin yıl dönümü münasebetiyle meydana gidiyorum. Daha erken olmasına rağmen Kültür Park yanından geçiyorum. Sevgili hemşehrilerim yer bulamayız diye erkenden parkın yolunu tutmuş olmalılar ki, inanın yol boyundaki araç trafiğinden geçmekte zorluk çektim. Geçerken dedim ki, acaba vurdum duymaz mıyız, yoksa keyfimize çok mu düşkünüz? Bana göre bizlerde her ikiside mevcut.

     Meydana vardım Valiliğimizin ve Belediye Başkanımız Sayın Haluk Şahin Yazgının birlikte düzenlediği 15 Temmuzun yıldönümüne baktım. Sayın Valimiz Aykut Pekmez, Belediye Başkanımız Haluk Şahin Yazgı, Emniyet Müdürü Ali Karabağ ve bazı tanınmış simalar önde oturuyor. Devletin erkanı içinde Askerlerimizide görseydim daha mutlu olacaktım.

     Bir yere oturmadan etrafı dolaştım. Kimler var, kimler yok diye göz attım. Gönlüm isterdiki, 2016 Temmuzunun coşkusunu görmek gönlümden geçti. Ha bir gün öncesine göre biraz daha kalabalık meydanda idi. Bu yeter mi elbette yetmez.

     Şunu söylemek isterdim ki, bu eğlence ve rehavet içinde olan insanlar eğer 15 Temmuz başarılı olsa idi yemin ediyorum şimdi çok farklı olurdu. Kimse o perklarda oturup keyfedemezdi, umarsamazlık yapamazdı.

     Bunu söylerken kimseyi suçlamıyorum, bu bir sitemdir. Dostlar “su uyur duşman uyumaz” diyen atalarımız boşuna söylememiş. Siz düşmanın uyuduğunu mu zannediyorsunuz? İnanın en ufak bir güçte aynı kalkışma ile karşı karşıyayız.

      Tehlike ve kalkışma ayağı henüz bitmiş değil. Öyleyse gelin ülkemize ve çocuklarımızın geleceğine sahip çıkalım. Hani Ramazanda bir Bakan gelecek diye Belediyenin verdiği iftar yemeklerine sahip çıkarak Aksaray geneline mesaj atanlar, bugün neden toplumu bilgilendirmek için mesaj atmazlar? İşte ben bu duruşta art niyet ararım. Siz neredesiniz, dün Fetöcü diye dedikodusunu ettiğiniz kişi nerede? O meydanda sizin çoğunuz yoksunuz.

      Bakın Allah korusun ülkemizi her an tetikte bekleyen iç ve dış düşmanlar muaffak olsalardı. Bugün ülkemizde ne işleri var dediğimiz Süriyelilerden kötü olurduk. Kusura bakmayın hiçbiriniz o parklarda oturup keyf çatlatamazdınız.

      Mesele kişisel değil ülke meselesi, ülkemize sahip sahip çıkalım ki, dost düşman nasıl bir birliğimiz olduğunu anlasın. Boğaz köprüsünde kendilerini kurşun ve bombalara karşı siper ederek parçalanan o şehitlerimizin ruhu şad olsun.

      Lafa gelince vatan için mangalda kül bırakmayanlar birkaç günlüğünede olsa rahatı bırakalım meydana gelelim. Nerede kaldı o 27 günlük meydan tepki serüveni? Bu mesele ne parti meselesi nede kişisel mesele. Mesele ülke meselesi ise herkes bu tepkiye katılmalı.

      Bakın meydanda gezerken, inanın o kadar çok tanıyabildiğim gürbetçiyi gördüm. Onlar neden oradalar  biliyormusunuz? Onlar yaşadıkları avrupa ülkelerinde Türk vatandaşlarına nasıl davrandıklarını gördükleri için buradalar.

       Dış düşmanların ülkemize nasıl düşmanlık yaptıklarını gürbetçilerimiz yakından biliyorlar. Biz bu dışlanmayı ve düşmanlığı yaşamadığımız için belki hoşumuza gidiyor olabilir. Ama onlar hem yaşadıkları ülkelerde, hemde burada dik duruyorlar.

       İki gün önce bir gürbetçimizle görüştüm. 15 Temmuz darbe gecesi otobüsler tutarak Türkiye’ye gelmek istedik diyorlar. Bu cesur ve yürekli hemşerilerimin ellerini öpmemiz lazım. Ama bizler bazı sıkıntı ve zulum yaşamadığımız için normal görebiliriz. Ama onlar Sayın Cumhurbaşkanımızın Avrupa ziyaretinde polisin kendilerin nasıl davrandığını iyi biliyorlar.

      Gelin birlik olalım beraber olalım. Meydanda Belediyemiz her türlü ihtiyacımızı karşılayacak tedbiri almış. Sıkıntı yok, tek sıkıntı bir araya gelmemiz. Dün başarılı olsalardı, şimdi işinizde gücünüzde olmazdınız. Gelin biraz fedakarlık yapalım.