Milli Eğitim alt sınıfları dikkate almalı

ERDOĞAN KAYA
ABONE OL

Geçtiğimiz Cuma günü gazetemizde bir haber vardı. İlkokula yeni başlayan ve ilk üçe kadar olan öğrencilerin ailelerinin şikayet vardı. Veliler çocuklarına bir şey yedirmek için öğle saatlerinde okul önlerinde yığınak yapıyorlar. Aileler bundan muzdarip ve bu yemek işinin okulda yapılması, öğrencilerin 13.30 gibi derslerinin bitmesini istiyorlardı. Bunda haklılar mı elbette dağlar kadar haklılar.

Efendim Kamber Gülizar ilköğretim okulu çevresinden geçerken öğle saatlerinde yığılmış bir çok bayanları görüyordum. Burası yol boyu olduğu için rahat görünüyor. Ben ailelerin çocuklarını almaya geldiğini zannediyordum.

Benim torunda buraya gidiyor, ama ev yakın olduğu için annesi eve getiriyor karnını doyurup götürüyordu. Ama işin birde başka tarafı var, evleri uzak olan veya annesi babası çalışan çocukların eve gitme şansları yok.

6 ile 9 yaş arasındaki öğrenciler evleri uzaksa okul kenarında buldukları yerlerde anneleri çocukların karınlarını okul çevresinde doyuruyor. Şimdi havalar biraz güzel, ama yarın yağış ve soğuklarda bu nasıl olacak?

Velilerin isteği ise öğle saatlerinde öğle tatili yapmadan çocuklara evden konan beslenme ile sıcak sınıfta karınlarını doyursunlar. Buna öğretmenlerde yardımcı olsun, öğle arası verilmesin. Saat 13.30 gibi de okul çıkışı yapılsın istiyorlar.

Bu düşünce gerçekten de makul bir düşünce. Velisi çalışan çocuklar içinde kolay bir yol olacağını düşüyorum. Efendim müfredat böyle diye işin kolayına kaçılmadan okul çevresindeki bu rezalete son verilmeli. Ailelerde çile çekmeden kurtarılmalı.

 

Sağlık müdürlüğü esnek olmalı

 

Efendim son bir aydır kafeler caddesinde üç beş iş yerine sürekli polis eşliğinde baskın yapıldığı konuşuluyordu. Burada çalışan işçilerden aldığım şikayet üzerine görmek istedim ve bizzat yaşadım. Hatta polis memurları ve sağlıklçılarla bu konuyu konuştum.

Bunun üzerine Emniyetimiz ile ilgili bir yazı yazmıştım. Sonra konu döndü dolaştı ve top taca atıldı. Ortada bu işin emrini veren bulunamadı. Ben burada ne sigaraya ve nede kafeleri savunmak durumunda değilim. Ben olaya buralarda çalışan bir çok kişinin işsiz kalmasına karşıyım. Ekonomik krizin olduğu bir dönemde evine ekmek götürenler işsiz bırakılıyor.

Bir sağlıkçı ve beş altıda polis memuru sanki terörist arar gibi iş yerine girerse burada müşteri olmaz, hemde bir daha gelmez. Sonra iş yerleri on kişi çalıştırıyorsa üçe beşe düşürüp diğer çalışanı işten çıkarmak durumunda, bu da çok yazık.

Geçen bu konuyu gözlemlemek için bir kafeye gittim, üç saat içinde iki sefer kontrola gelindi sonra iş yerinde bir kişi kalmadı. İçeride kimse kalmayınca ben sağlık görevlisi ile konuştum, şikayet üzerine geldiklerini söyledi. Konuda sağlıkçıların işi dedi.

Bende kendisine bu iş yerlerinin ruhsatında nargile ikram edilir diye ibare var dedim. Arkadaş bu bizi bağlamaz dedi. O zaman kimi bağlar yasaklayan da devletin kurumu, içilebilir diyende devletin kurumu, devletin içinde iki başlılık mı var?

İl Sağlık Müdür Cengizhan Bey bu konuya duyarlı olmalı, yoksa bu sıkıntının devamı hiç hoş olmaz. Bir çok insan işsiz kalacak gibi. Eğer kontrollerde bir eksik varsa uyarılmalı, belli bir süre verilerek o sürede eksiklikler tamamlanması sağlanmalı, tak diye ceza yazılmamalı.

Konu sağlıkçıları ilgilendirdiği anlaşıldı, çünkü sağlıkçıları bizzat gördüm ve konuştum. Emniyet mensuplarımızda asayiş konusunda kontroller yapmalı. Ancak genelde işleri suç işleyen ve zararlı insanlarla mücadele olduğu için topluma potansiyel suçlu muamelesi ve gözü ile bakmamalı. Yoksa toplum polis sevgisi sekteye uğrar, bu iyi intiba devam etmeli.