-
ERDOĞAN KAYA

ERDOĞAN KAYA


Ziraat odası seçimine doğru

18 Ocak 2015 - 17:04

Aksaray’da son dönemlerde nedense sivil toplum kuruluşu seçimleri çetin bir yarışa dönüştü. 1 Şubatta Ziraat odası Başkanlığı seçimi var, önce aday sayısı zannedersem kesin bilmemekle birlikte dört idi. Sonra bu sayı mevcut Başkan Emin Koçak karşısında birleşerek bire düşütü. Yani iki aday seçimde yarışacaklar, er meydanında seçim olacak. Ama seçimlerde demokratik bir yarış olması lazım ve kimse kimseyi kırmadan, dökmeden ve karalamadan.

     Ben aslında bu seçimle ilgili herhangi bir yazı yazmakta istemiyordum ama katıldığım bir yemekli toplantı ve Gazeteciler gününe Koçak’ın jestinden dolayı yazmak istedim. Ama bu yazımı taraf olmak ya da birilerini kayırmak adına yazmıyorum.

     10 Ocak çalışan Gazeteciler gününe Sayın Belediye Başkanımızın Haluk Şahin Yazgı dışında sadece Ziraat Odası Başkanı Emin Koçak’ın jest yapması beni ziyadesi ile memnun etmiştir. Kimseyi ayırt etmeden bütün Gazetecilere jest yaparak onurlandırdı.

     Ben isterseniz bu kurumla ilgili geçmişten günümüze bir nostalji yapayım. Ziraat odası eskiden sadece aidat toplayan bir kurumdu. Hatta öğrenciliğimden hatırlıyorum eli çantalı bir tahsildar köyleri gezer aidat toplardı. Merak edip sorardık sonra öğrenirdik ki Ziraat Odası aidatı topluyorlarmış. O görevlilerin simalarını hala hafızamda tutuyorum ve tanıyorum.

     Ziraat Odasının yerini bile bilen ve Başkanı kim olduğunu merak edende olmazdı. Aidat ödeyenlerin dışında bu kurumun ben ne yaptığını bilmezdim. Ne zamana kadar derseniz dört sene öncesine kadar neler yaptığını bilmeye çalıştık.

      Dört yıldır Ziraat odası çalışmalarını basın medya kuruluşlarında okumaya başladık. Aslında bu kurumun binlerce üyesi varken kimse ne yaptığını bilmiyordu.

     Eskiden anam babam usulü tarlalar sürülür ekilirdi. Hangi tarlaya ne ekilmesi lazım neresi ne kadar ve ne tür ürün verir diye bakılmazdı. Babam dedem şöyle ekerdi diye ekim yapılırdı. Arpa ve buğdaya ağırlık verilir başka ürün düşünülmezdi.

     Hâlbuki ilimiz tarım ve hayvancılık ili olmasına rağmen değişik ürün ekimi olmaz diye düşünülmezdi. Nedeni ise toprak laboratuvarının olmaması idi. Eğer toprak laboratuvarı kurulmuş olsaydı çiftçinin hangi toprağa ne tür mahsul ekmesi anlaşılır ve çiftçide daha çok verim alıp kar ederdi.

      Bugün ilimizin birçok bölgesinde çok çeşit mahsuller ekilip çiftçi kar ediyor. Özel teşebbüsler toprak tahlili yaparken şimdi bunu Ziraat Odası yapmaya başladı. Bunu daha önceleri bu kurum yapması gerekirken bu dönem yapıldı.

     Çiftçiye zirai ilaç ve tohum satışı bu dönem bu kurumda başladı. Bana göre hem de çok güzel olmuştur en azından piyasaya göre ilaç fiyatları dengelenmiş oldu. Bu satıştan çiftçilerinde memnun olduğunu biliyorum.

     Odanın Ziraat Mühendisleri bu dönemde çiftçinin ayağına giderek bilgilendirmede bildiğim kadarı ile bu dönemde başladı. Eleme makinaları bu dönem bölgelere kurularak çiftçi rahatladı.

     Muayene istasyonlarının çiftçinin ayağına gitmesi ve bölgesinde traktörünün muayene edilmesi fevkalade güzel bir hizmet olsa gerek. Çiftçi hem mazot yakmaktan hem de işini bırakıp şehre gelip sıra beklemekten kurtulmuş oldular.

      Bakıyoruz ki son dört yıl içinde Ziraat odasını öğrenip ne yaptığından haberdar olduk. İlk defa bir Ziraat Odası Genel Başkanını birkaç defa ilimizde görme imkânı bulduk.

     Bundan dolayı Ziraat Odası cazibesini artırdığı için talibi çoğaldı. Eskiden seçimini bile kimse bilmezdi, haberi de olmazdı.

     Seçim nedeni ile geçen hafta içi Ziraat Odası Başkanı Emin Koçak üye ve delegelerine bir yemek verdi. Bende davet edildiğim için o yemeğe katıldım ve salonu izledim. Sonra bölge bölge delegeler kürsüye çağırıldı salonda 600 den fazla kişi vardı ve 600 den fazla kişi kürsüye çıkmadı. Sadece delegeler çıktı gördüğüm kadarı ile Koçak bu işi bitirmiş. Eğer tarafsız gözle intiba mı yazacak olursam ben bunu gördüm.