ERDOĞAN KAYA

ERDOĞAN KAYA

Cinsel istismar ve sokak çocukları

01 Mayıs 2019 - 07:11

Son günlerde taciz ve cinsel istismar konusu bir hayli gündemi meşgul etmektedir. Bunun yanında sokakta kimsesiz çocuklarında istismar edilebileceği ve korunma konusu önemli. Cinsel istismar konusunda mutlaka ağır yaptırım ve cezalar gerekmektedir. Bu tür istismarı yapanlar toplumda gezmemeli ve idam edilmelidir. Son dönemlerde sokakta para toplayan ve mendil satarak dilenen çocukların sayısı da az değildir. Bunlar gerek yabancı uyruklu olsun, ister bizim vatandaşımız olsun. Bunlar mutlaka kontrol edilmeli ve aileleri bulunarak sokaktan toplanmalı.
Bu çocuklar her zaman istismara müsait ve sokakta rahat sahipsiz bir şekilde gezmektedirler. Devletimiz kimsesiz çocukları ve sokak çocuklarına yeterli imkanlar tanımaktadır. Ama bunlar sadece devletimizle yetinilmemeli. Halk ve vatandaş olarak bizlerde bu konuya yaklaşım göstermeliyiz. 
Geçtiğimiz günlerde Sokak çocuklarını Koruma Derneği sokakta yaşayan ve ilgisiz aile çocukları konusunda halkın konuya bakışı ile ilgili bir anket yapmış. Benimde dikkatimi çekti bu anket sonucunun bazı bölümlerini sizlerle paylaşayım. Kimsesiz ve sokak çocuklarına nasıl bakıyoruz.
İnsanların kendilerini çocuklarla doğrudan karşı karşıya getirmeyen edilgin acıma ve merhamet duyguları ön plana çıkmaktadır. Bununla birlikte korunmaya muhtaç çocuklarla ilgili çalışmalarda gönüllü olma düşüncesi oldukça yaygındır.
İnsanlarımızın küçük sayılmayacak bir bölümü kimsesiz çocuklar konusunda peşinen olumsuz tutum içindedir. Ancak olumsuz yaklaşım içinde olanlar da bile “merhamet” hisleri hala muhafaza edilmektedir. Sokaklarda yaşayan çocuklar uyuşturucu kullanan, soygun yapan kişiler olarak algılanmaktadır. Çocukların sokakta çalışması onaylanmamaktadır.
Korunmaya muhtaç çocuklar konusu toplumda insani-vicdani-sosyal ve moral bir sorun olarak değerlendirilmektedir. Madde bağımlılığının sokaktaki çocukların sorunu olmaktan çıkıp, aileleriyle birlikte yaşayan çocukları da tehdit eder hale geldiği konusunda yaygın bir kanaat vardır.
Çocukların korunmaya muhtaç hale düşmemesi için en çok üzerinde durulan hususlar ailelerin çocuk eğitiminde daha bilinçli hareket etmesi ve anne-babalar ile çocuklar arasında iletişimin sağlıklı olmasıdır. Devletin toplumla birlikte hareket ederek korunmaya muhtaç çocuklar sorununa daha fazla eğilinerek çözmesi gerektiğine inanılmaktadır.
Araştırmaya katılanların %12,1’inin ailesinde özürlü çocuk bulunmaktadır. Özürlü çocuk doğumunun en önemli sebebi olarak akraba evliliği gösterilmekte, bunu cahillik izlemektedir.
Özürlülerin en önemli sorunu olarak hayatlarını kolaylaştıracak fiziki düzenlemelerin yokluğu ve toplum dışına itilmeleri gösterilmektedir.Çocuğunun kimsesiz çocuklarla arkadaşlık etmesi konusunda erkekler kadınlara göre daha olumsuz tavır takınırken, çocuğunun yetiştirme yurdundan biriyle evlenmesine erkekler daha mesafeli yaklaşmaktadır.
Korunmaya muhtaç çocuklar sorununun çözümünde kadınlar devletten daha fazla beklenti içinde olurlarken, erkekler devlet ve toplumun birlikte çözümüne daha sıcak bakmaktadırlar.
Sokakta yaşayan çocukları gördüklerinde acıma hissi duyma oranı erkeklerde kadınlardan belirgin şekilde fazladır. Aynı şekilde kadınların bu çocukları gördüklerinde korkuya kapılma oranları da erkeklerden oldukça fazladır. Madde bağımlısı çocuklardan korkma konusunda da kadınlarla erkekler arasında benzer bir farklılık vardır.
Yaş ilerledikçe, kimsesiz bir çocuğu evlat edinme düşüncesi azalmaktadır.Sokakta yaşayan çocuklar sorununda en büyük sorumluluğu aileye yükleyenler arasında, ilkokul mezunları başı çekmektedir. Korunmaya muhtaç çocuklar sorununun çözümünde toplumsal katkının artırılmasına ilkokul mezunları daha az önem vermektedirler. Eğitim düzeyi arttıkça toplumsal katkının artırılması görüşü yoğunlaşmaktadır. Sokakta yaşayan çocuklar konusunda, eğitim durumu düşüklerde acıma hissi daha fazladır. Eğitim durumu yükseldikçe korku oranı yükselmektedir. Yardımcı olma isteği de eğitim durumu düşük olanlarda daha fazladır.
Devlet isterse tinerci çocuklar sorununu kısa sürede çözebilir yargısına, eğitim düzeyi düşük olanlar daha fazla oranda katılmaktadırlar. Ülkemizde korunmaya muhtaç çocuklardaki artışın nedenini yoksulluğa bağlayanlar düşük gelir gruplarında daha yoğun olarak bulunmaktadırlar.
Kimsesiz çocuklarla ilgili bir organizasyonda gönüllü olarak görev alma arzusu, gelir durumu yükseldikçe artmaktadır. Gelir seviyesi yüksek olanlar, yurt ve yuvaları doğal olarak daha fazla ziyaret etmektedirler.
Kimsesiz bir çocuğu evinde misafir edebileceklerini belirtenler, gelir seviyesi yükseldikçe daha fazlalaşmaktadır. Ancak, iş evlat edinme noktasına geldiğinde, gelir grupları arasında ciddi bir farklılık görülmemektedir. Gelir seviyesi düşük olanlar, madde bağımlısı kimselerle karşılaşmaktan daha fazla korkmaktadırlar.

 

DİKKAT: Yayınlanan Makale, Yorum ve Yazılardan yazarları Sorumludur ve Yazılar Yazan kişilerin görüş ve düşüncesidir. Haber sitemiz bu yazılardan dolayı Sorumlu tutulamaz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar