Son dönemde Aksaray Somuncu Baba Külliyesi’nde öyle manzaralara şahit oluyoruz ki, insan sormadan edemiyor: Biz ne ara bu kadar samimiyetsiz olduk? Ne ara acılarımızı, en acı günümüzü birer reklam malzemesine dönüştürdük?
Bildiğiniz üzere Somuncu Baba Külliyesi, şehrimizin manevi kalbi. Oraya her gün bir canımızı, bir komşumuzu, bir yakınımızı ebediyete uğurlamak için gidiyoruz. Tabii bir de orayı mesken tutan "protokol" ve "siyasetçiler" var. Bilmem ne partisinin yetkilisi, falan yerin başkanı, filan kurumun amiri…
Sözüm meclisten dışarı değil, tam da meclisin içine, o kameraların tam ortasına!
Sormak gerekiyor: Madem Allah rızası için gelip cenaze namazına katılıyorsunuz, madem acılı ailelerin acısını paylaşıp başsağlığı diliyorsunuz; peki o namaz saflarında o kameralar, o flaşlar neden patlıyor?
Kime, neyi ispat etmeye çalışıyorsunuz? Gözümüze soka soka, sosyal medya hesaplarınızdan paylaştığınız o "hüzünlü" pozlarla hedefiniz ne?
-
Hâşâ, Yüce Yaradan’a mı ispat etmeye çalışıyorsunuz? Eğer niyetiniz buysa, hiç zahmet etmeyin; Yüce Allah sizin kalbinizin en derinindekini, o saflarda asıl neyi aradığınızı ve niyetinizi sizden daha iyi bilendir.
-
Yok eğer gayeniz biz insanlara, yani seçmene şirin görünmekse; bilin ki o ibadetin de, o ziyaretin de Allah katında riyadan (gösterişten) başka hiçbir karşılığı yoktur. Kul katında ise sadece iticiliktir.
İşin daha da vahim bir boyutu var. Protokolümüz cenazeye geç kalmasın, en ön safta yerini alsın diye erkenden gelip "yer bekçiliği" yapanlar türedi bir de. Siz gelene kadar orada safı parselleyenlerle birlikte, dışarıdan o kadar itici, o kadar yapay ve o kadar samimiyetsiz görünüyorsunuz ki, anlatamam.
Buradan o çok meşgul, her yerde görünmek isteyen büyüklere sesleniyorum:
Allah rızası için oralara kadar gelip, iki poz çektirip paylaşmak için kendinizi hiç yormayın. Zahmet etmeyin.
Bu toplumun acısına, geleneğine saygınız kalmadığını bu görüntülerle zaten ilan ediyorsunuz; anladık. Ama hiç değilse, o musallada yatan meftanın sessizliğinden, o tabutun heybetinden biraz utanın! Cenazeyi siyasi bir miting alanına, musallayı ise reklam panosuna çevirmekten vazgeçin.
Çünkü ölüm, reklamı yapılacak bir gösteri değil; ibret alınacak en büyük hakikattir.
Yorumlar
Kalan Karakter: