Türkiye’nin uzaya gönderdiği ilk astronot Alper Gezeravcı, Aksaray Üniversitesi Konferans Salonu’nda düzenlenen söyleşide öğrencilerle bir araya gelerek uzay yolculuğu sürecini, Türkiye’nin uzay hedeflerini ve gençlere yönelik mesajlarını paylaştı. Yoğun katılımla gerçekleşen programda öğrenciler, Türkiye’nin insanlı ilk uzay misyonunun perde arkasını doğrudan Gezeravcı’dan dinleme fırsatı buldu. Programa ASÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ömer Köse ve Prof. Dr. Erşan Sever’in yanı sıra il müdürleri, fakülte dekanları, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı.
Bu görev gençlere ilham vermek için yapıldı
Söyleşide konuşan Alper Gezeravcı, insanlı ilk uzay misyonunun tamamlanmasının ardından Türkiye’nin dört bir yanında gençlerle buluşmaya devam ettiklerini belirterek, “Ülkemizin insanlı ilk uzay misyonunu tamamlamasının ardından geçen 24 ay içerisinde bugün Aksaray’da 252 şehir değişimi ile 620’nci programı gerçekleştiriyoruz. Bu kadar kısa süre içerisinde siz kıymetli kardeşlerimizin ayağına kadar gelip bu programın içeriğini anlatma çabamız sizlere sunulmuş bir lütuf değil. Bu bizim boynumuzun borcudur” dedi. Türkiye’nin insanlı uzay misyonunun sadece bir kişinin uzaya gidip deneyim yaşaması için yapılmadığını belirten Gezeravcı, bu görevin gençlerin özgüvenini güçlendirmek ve geleceğe yönelik umutlarını artırmak amacı taşıdığını söyledi. Gezeravcı, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Türkiye Cumhuriyeti bu görevi; potansiyelleri küçümsenmeye çalışılan, özgüvenleri zedelenmeye çalışılan gençlerin hak ettiği gururu yaşayabilmesi için gerçekleştirdi. Sahnede görünürde bir Türk vatandaşı sembolik olarak bulunmasına rağmen bu hikâyenin merkezinde sizler varsınız.”
Türkiye uzay alanında yeni bir ülke değil
Konuşmasında Türkiye’nin bilimsel mirasına da değinen Gezeravcı, Türk bilim insanlarının tarih boyunca önemli katkılar sunduğunu hatırlatarak, şunları söyledi: “Tarihin sayfalarına baktığınızda Cezeri, Ali Kuşçu ve Harezmî gibi sadece Türk bilim tarihine değil insanlık tarihine iz bırakmış birçok bilim insanı görürsünüz. Ancak zaman zaman bu zengin mirası unuttuğumuz dönemler de oldu.” Modern uzay çalışmalarının ise 1985 yılında TÜBİTAK UZAY’ın kurulmasıyla yeni bir ivme kazandığını belirten Gezeravcı, Türkiye’nin özellikle uydu geliştirme, fırlatma ve operasyon süreçlerinde önemli bir deneyim kazandığını söyledi. 2018 yılında kurulan Türkiye Uzay Ajansı ile uzay çalışmalarının devlet politikası haline getirildiğini ifade eden Gezeravcı, bu kapsamda hazırlanan Milli Uzay Programı ile Türkiye’nin uzay alanındaki hedeflerinin net şekilde ortaya konduğunu dile getirdi.
TÜRKSAT 6A ile önemli bir başarı elde edildi
Milli Uzay Programı kapsamında yürütülen çalışmaların somut sonuçlar verdiğini ifade eden Gezeravcı, Türkiye’nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu olan TÜRKSAT 6A’nın uzaya gönderilmesinin önemli bir dönüm noktası olduğunun altını çizdi. Gezeravcı, “Yerli uydu geliştirme programı kapsamında Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yerli haberleşme uydusu TÜRKSAT 6A uzaya fırlatıldı. Bu kabiliyete sahip dünyadaki 11’inci ülke olduk” diye konuştu. Türkiye’nin uzay vizyonunun yalnızca uydu teknolojileriyle sınırlı olmadığını vurgulayan Gezeravcı, Ay Araştırma Programı kapsamında 2027 yılı için önemli hedefler belirlendiğini söyledi. Bu hedeflerin ilk aşamasında Ay yüzeyine sert iniş gerçekleştirilmesinin planlandığını ifade eden Gezeravcı, ikinci aşamada ise milli roket motoruyla gerçekleştirilecek yumuşak iniş görevinin hedeflendiğini açıkladı. Gezeravcı, “İnsanoğlu yaklaşık 70 yıldır uzayda faaliyet gösteriyor. Ay’a erişim geçmişte yalnızca prestij yarışıydı. Ancak bugün Ay, gelecekte kurulacak uzay lojistik üsleri ve farklı gezegenlere yapılacak yolculuklar açısından stratejik bir konumda bulunuyor” ifadelerini kullandı.
Astronot seçim sürecinde 36 bin kişi başvurdu
Gezeravcı, Milli Uzay Programı kapsamında yer alan en önemli projelerden birinin Uzay Limanı Projesi olduğunu belirtti. Uzaya erişim kapasitesinin dünyada sınırlı sayıda fırlatma noktasıyla gerçekleştirilebildiğini ifade eden Gezeravcı, bu nedenle Türkiye’nin bağımsız bir fırlatma kapasitesi oluşturmayı hedeflediğini söyledi. Bu kapsamda Ekvator hattına yakın bir bölgede uzay limanı kurulması için çalışmaların sürdüğünü belirten Gezeravcı, projenin uzay teknolojileri ve savunma sanayisi açısından büyük katkı sağlayacağını ifade etti. Konuşmasında kendi hikâyesini de paylaşan Gezeravcı, astronot seçim sürecinin 2022 yılında başlatıldığını hatırlattı. O dönemde İncirlik Hava Üssünde F-16 pilotu olarak görev yaptığını belirten Gezeravcı, Cumhurbaşkanı tarafından yapılan açıklamayı duyduktan sonra başvuru yapmaya karar verdiğini söyledi. Astronot seçim sürecine Türkiye genelinden yaklaşık 36 bin kişinin başvurduğunu ifade eden Gezeravcı, sekiz ay süren kapsamlı testler ve değerlendirmeler sonucunda asil astronot olarak seçildiğini anlattı. Seçim sürecinde psikolojik testler, bilişsel değerlendirmeler, sağlık kontrolleri ve uçuş testleri gibi birçok aşamadan geçildiğini aktaran Gezeravcı, eğitimlerin bir bölümünün Türkiye’de, bir bölümünün ise ABD’de gerçekleştirildiğini ifade etti.
Gençlerimizin bilimsel potansiyelleri son derece yüksek
Uzay görevine ilişkin detayları da paylaşan Gezeravcı, fırlatma sürecinin SpaceX tarafından geliştirilen roketle gerçekleştirildiğini ifade etti. Fırlatma sırasında roketin saniyeler içerisinde ses hızını aşarak yaklaşık 28 bin kilometre hıza ulaştığını belirten Gezeravcı, Uluslararası Uzay İstasyonu’na ulaşmanın oldukça hassas bir süreç olduğunu dile getirdi. Uzay istasyonunda kaldığı süre boyunca Türk bilim insanlarının hazırladığı 13 farklı bilimsel deney gerçekleştirdiklerini belirten Gezeravcı, bu deneylerin büyük bölümünün üniversiteler tarafından hazırlandığını açıkladı. Deneylerden birinin ise Muş Bilim ve Sanat Merkezi’nden üç öğrencinin hazırladığı proje olduğunu ifade eden Gezeravcı, Türkiye’deki gençlerin bilimsel potansiyelinin son derece yüksek olduğunu vurguladı. Söyleşinin sonunda öğrencilere tavsiyelerde bulunan Gezeravcı, gençlerin özgüvenlerini korumaları gerektiğini belirterek, sözlerini şu şekilde tamamladı: “Bir sınavdan birkaç puan düşük alabilirsiniz ama özgüveninizi kaybederseniz her şeyinizi kaybedersiniz. İçinizdeki potansiyeli sizden daha iyi tartabilecek kimse yok.” Program kapsamında Alper Gezeravcı, Aksaray Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Alpay Arıbaş’ı makamında ziyaret etti. Ziyarette Rektör Arıbaş, günün anısına Gezeravcı’ya plaket takdim ederken, Gezeravcı da Aksaray Üniversitesi Şeref Defteri’ni imzaladı.
Yorumlar
Kalan Karakter: