
Bir şehrin kaderini değiştirmek için bazen büyük yatırımlar değil, büyük bir vizyon gerekir. İşte Ağrı’da son dönemde yaşanan değişimi izlerken aklımdan geçen ilk cümle bu oldu.
Ağrı denildiğinde uzun yıllar boyunca akıllara hep aynı başlıklar gelirdi; göç, işsizlik, sert iklim, ekonomik zorluklar ve potansiyelini tam anlamıyla değerlendiremeyen bir şehir… Oysa bugün bu kadim şehir, farklı projeleri, kültürel etkinlikleri ve gençlere yönelik çalışmalarıyla adından söz ettirmeye başladı. Bunun arkasındaki en önemli isimlerden biri ise hiç şüphesiz Ağrı Valisi Dr. Önder Bozkurt.
Göreve başladığı günden itibaren klasik bir bürokrat olmanın ötesine geçen Vali Bozkurt, makamında oturan değil, sahada olan bir yönetici profili çiziyor. Özellikle gençleri merkeze alan projeleriyle dikkat çekiyor. Çünkü bir şehrin geleceğinin gençlerin eğitiminden, milli ve manevi değerlerle yetişmesinden geçtiğinin farkında.
Geçtiğimiz günlerde düzenlenen Motocross organizasyonu bunun en güzel örneklerinden biriydi. İlk bakışta bir spor organizasyonu gibi görülebilir. Ancak meseleye daha geniş açıdan baktığınızda bunun Ağrı’nın tanıtımı açısından ne kadar önemli olduğu ortaya çıkıyor. Türkiye’nin dört bir yanında insanlar Ağrı’yı konuştu. Ulusal televizyonlarda, sosyal medyada ve haber sitelerinde bu kez olumsuzluklar değil, başarıyla organize edilen bir etkinlik yer aldı. Bir şehrin algısını değiştirmek kolay değildir. Bunun için cesaret gerekir, vizyon gerekir ve en önemlisi de çalışmak gerekir.
Şimdi ise yine ses getirecek başka projeler hayata geçiriliyor.
Vali Dr. Önder Bozkurt’un öncülüğünde tam 1071 öğrenci Ahlat, Ankara ve Çanakkale’ye gönderilecek. Bana göre bu, sıradan bir gezi organizasyonu değildir. Bu proje; gençlerin tarihini yerinde öğrenmesini, ecdadın bıraktığı mirası görmesini, milli şuur kazanmasını ve geçmiş ile gelecek arasında güçlü bağlar kurmasını hedefleyen çok kıymetli bir çalışmadır.
1071 sayısının özellikle tercih edilmiş olması da oldukça anlamlıdır. Malazgirt Zaferi’nin sembolü olan bu rakam, genç nesillere tarih bilinci kazandırma noktasında güçlü bir mesaj taşıyor. Çünkü tarih sadece kitaplardan okunmaz; yaşandığı topraklarda hissedilerek öğrenilir.
Vali Bozkurt’un gençlere yönelik vizyonunun bir başka önemli örneği ise Ağrı Valiliği koordinesinde hayata geçirilen AGAH Spor Okulları Projesi. Bu projeyle okul bahçeleri ve kapalı alanlar çağdaş spor alanlarına dönüştürülüyor. Öğrenciler artık ders saatlerinin dışında güvenli ortamlarda basketbol, voleybol, jimnastik ve farklı spor branşlarında eğitim alma imkânına kavuşuyor. Günümüzde gençleri kötü alışkanlıklardan uzak tutmanın en etkili yollarından biri onları sporla, sanatla ve sosyal faaliyetlerle buluşturmaktır. AGAH Spor Okulları da tam olarak bu anlayışın ürünüdür. Bir valinin yalnızca bugünü değil, geleceği de düşünmesi gerektiğine inananlardanım. İşte bu proje de Ağrı’nın geleceğine yapılan en değerli yatırımlardan biri olarak görülmelidir.
Geçtiğimiz cumartesi günü Ağrı’daydım.
Hafta sonu olmasına rağmen Sayın Vali’nin mesai kavramı gözetmeksizin çalışmaya devam ettiğine bizzat şahit oldum. Bizi Valilik Konutu’nda ağırladı. Samimiyeti, mütevazılığı ve şehriyle ilgili heyecanı ilk andan itibaren dikkatimi çekti.
Sohbetimiz boyunca fark ettiğim en önemli nokta ise şuydu; konuşmalarının merkezinde makam değil, Ağrı vardı. Yapılacak projeler vardı. Gençler vardı. Eğitim vardı. Turizm vardı. Üretim vardı. İstihdam vardı. Kısacası Ağrı’nın geleceği vardı.
Devlet yöneticiliği sadece makam odasında oturmak değildir. Vatandaşın sorununu dinlemek, çözüm üretmek ve bulunduğunuz şehre değer katabilmektir. Sayın Bozkurt’un kamu yönetimindeki geçmişi de bunu fazlasıyla ortaya koyuyor. Daha önce AFAD Başkan Yardımcılığı görevinde bulunmuş, farklı ilçelerde kaymakamlık ve çeşitli illerde vali yardımcılığı yapmış deneyimli bir devlet adamı. Bu birikimin bugün Ağrı’ya yansıdığını görmek mümkün.
Ben de Ağrı’nın Eleşkirt ilçesinde doğmuş, bu bölgenin bir evladı olarak memleketimde yaşanan her olumlu gelişmeyi büyük bir gurur ve mutlulukla takip ediyorum. Türkiye’nin birçok ilini geziyor, yöneticilerle görüşüyor, yapılan hizmetleri yerinde inceliyorum. Ancak söz konusu doğup büyüdüğüm topraklar olduğunda, duygularım elbette biraz daha farklı oluyor. Çünkü Ağrı’nın kalkınması, gelişmesi ve hak ettiği yere gelmesi hepimizin ortak sorumluluğudur.
Sayın Vali ile yaptığımız sohbet sırasında en çok dikkatimi çeken konulardan biri de Ağrı Organize Sanayi Bölgesi oldu. Organize Sanayi Bölgesi’nin büyümesi, yeni yatırımcıların şehre kazandırılması ve mevcut parsellerin üretim yapacak iş insanlarına tahsis edilmesi konusunda büyük bir heyecan taşıdığına şahit oldum. Özellikle yatırımcıları Ağrı’ya çekmek için yoğun bir gayret içerisinde olduğunu görmek beni ayrıca mutlu etti.
Bugün devletimiz yatırımcılara çok önemli teşvikler sunuyor. Bölgesel teşvikler, uygun finansman imkânları, yatırım destekleri ve çeşitli hibelerle üretim yapmak isteyen iş insanlarının önü açılıyor. Ağrı ise sahip olduğu stratejik konumuyla bu fırsatları en iyi değerlendirebilecek şehirlerden biri. İran’a açılan sınır kapısına sahip olması, dış ticaret açısından önemli avantajlar sunuyor. Ağrı Organize Sanayi Bölgesi, üretmek isteyen yatırımcılar için ciddi fırsatlar barındırıyor.
Bu nedenle ben de buradan özellikle memleketine aidiyet duygusu taşıyan tüm Ağrılı iş insanlarımıza ve yatırımcılara seslenmek istiyorum.
Gelin, doğduğunuz topraklara yatırım yapın. Gelin, Ağrı Organize Sanayi Bölgesi’nde fabrikanızı kurun. Üretin, istihdam sağlayın ve memleketinizin kalkınmasına katkı verin. Bugün atacağınız her yatırım adımı sadece sizin kazancınız olmayacak; Ağrı’nın, gençlerimizin ve ülkemizin geleceğine yapılmış önemli bir katkı olacaktır.
Elbette bir valinin başarısı birkaç aylık çalışmalarla ölçülmez. Ancak ortaya koyduğu vizyon, çalışma azmi ve şehre kazandırmaya çalıştığı dinamizm geleceğe dair umut veriyor. Ağrı’nın uzun yıllardır ihtiyaç duyduğu şey sadece yatırım değil; aynı zamanda moral, motivasyon ve geleceğe olan inançtı. Son dönemde gerçekleştirilen kültürel faaliyetler, sportif organizasyonlar, gençlik projeleri, eğitim yatırımları ve üretim odaklı çalışmalar bu inancın yeniden yeşermesine katkı sağlıyor.
Bir gazeteci olarak Türkiye’nin birçok ilini geziyor, çok sayıda yöneticiyle görüşüyorum. Bazı yöneticiler görev yapar, bazı yöneticiler ise görev yaptığı şehre iz bırakır. Benim Ağrı ziyaretimden edindiğim izlenim, Sayın Vali Dr. Önder Bozkurt’un ikinci grupta yer aldığı yönündedir.
Ağrı; tarihiyle, doğasıyla, genç nüfusuyla ve stratejik konumuyla çok büyük bir potansiyele sahip. Doğru yönetim anlayışı, doğru projeler ve güçlü yatırımlarla bu şehir Doğu Anadolu’nun yükselen yıldızı olabilir.
Bu vesileyle, Ağrı’nın geleceği adına ortaya koyduğu vizyon, gençlere verdiği değer, yatırımcıları şehre kazandırma yönündeki gayretleri, eğitim ve spor alanındaki projeleri ile memleketimizin kalkınmasına yönelik hassasiyetinden dolayı Sayın Ağrı Valisi Dr. Önder Bozkurt’a teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.
Çünkü şehirleri değiştiren sadece yollar, köprüler ve binalar değildir; vizyon sahibi insanlar da şehirlerin kaderini değiştirir. Ben inanıyorum ki Ağrı, bu vizyonla önümüzdeki yıllarda çok daha güçlü, çok daha üretken ve çok daha umut veren bir şehir olacaktır.
Kalın Sağlıcakla…
Yorumlar
Kalan Karakter: