Aksaray, kısa zamanda kendisine alıştığı; hatta bağ kurduğu bir valisini uğurlamanın hüznünü yaşıyor.
Mehmet Ali Kumbuzoğlu’nun görev süresi belki takvim yapraklarına bakıldığında “iki buçuk yıl” gibi görünebilir ama bu şehirde bıraktığı iz, süreden çok daha derin ve kalıcı oldu.
İlk geldiği günlerde “bürokrasiden değil, siyasetten geldiği” yönünde kulisler yapılmıştı.
Bu tür fısıltılar Anadolu’nun kaderidir.
Ancak göreve başladıktan sonra görüldü ki Sayın Kumbuzoğlu, hem Ankara bürokrasisine hâkimdi hem de devlet aklını sahaya indirme konusunda ciddi bir iradeye sahipti.
Elbette bir miktar acemilik oldu; bu herkes için geçerlidir.
Asıl mesele, etrafı tanıdıktan sonra kimin ne yapabileceğini, hangi konunun nasıl çözülebileceğini doğru okumaktı.
İşte tam bu noktada fikirler, istişareler ve girişimler art arda gelmeye başladı.
Mehmet Ali Kumbuzoğlu’nun en önemli başarısı; siyaset, bürokrasi ve kamuoyu üçgenini aynı potada buluşturabilmesiydi.
Basınla kurduğu yapıcı diyalog, bu sürecin en önemli destekçilerinden biri oldu.
Birkaç istisna dışında moral bozan bir tablo yaşanmadı.
Aksine, ortak akla dayalı bir yönetim anlayışı kendini hissettirdi.
Bu iki buçuk yıllık süreçte Aksaray, belki de son dönemlerin en nitelikli çalıştaylarına ev sahipliği yaptı.
Turizmden tarıma, çevreden yeşil dönüşüme kadar pek çok alanda; bilgi sahibi kurumlar, kuruluşlar ve sivil toplum örgütleriyle uyumlu bir çalışma profili çizildi.
Kumbuzoğlu kimseyi küstürme taraftarı değildi. Tam tersine, herkesi çalışma potasının içine alabilmek için çaba gösteren bir yöneticiydi.
Halkla iç içe, bürokrasiyle diyalog halinde ama aynı zamanda kararlı bir görev anlayışı vardı.
Vatandaşın doğrudan ulaşamadığı anlarda bile halk toplantılarında birebir buluşmayı tercih etti. Bu, bugün pek sık rastlanmayan bir yöneticilik refleksidir.
Karadenizli oluşunun da ayrı bir anlamı vardı.
Türkiye bürokrasisinde Karadenizlilerin yerleşik etkisi düşünüldüğünde, Aksaray’a bazı yatırımların gelmesinde öncü bir rol üstlendiğini görmek zor değil.
“Yeşil bir Aksaray” hayalini sadece sözde bırakmadı; bu hedef üzerinde yoğunlaşan projelerle somut adımlar attı. Yeşil Doğa Derneği olarak bizde "Yeşil vatan" için kendisiyle el ele güzel hizmetlerde bulunmuştuk
Hızlı tren meselesi ise hafızalara kazınan en önemli umutlardan biri oldu. Ulukışla’ya kadar olan bölümün ihalesinin yapılmasının ardından, Ulukışla–Aksaray hattının da yeniden ihale sürecine girmesi şehir adına büyük bir beklenti oluşturdu.
Yeni gelen valinin Ulukışla doğumlu olması, bu umudun devam edeceğine dair ayrı bir motivasyon oluşturuyor.
Veda konuşmaları ve veda yazıları zordur. Çünkü kelimeler, duygulara çoğu zaman yetmez.
Ancak şunu çok net biliyoruz: Aksaray’a hizmet eden, Aksaray’ı dert edinen, Aksaray’ı düşünen herkes bu şehir için kıymetlidir. Geçmiş valilerimizi de, bir çivi çakan herkesi de bu anlayışla anıyoruz.
Sayın Mehmet Ali Kumbuzoğlu’na gönülden teşekkür ediyoruz.
Yürekli bir insandı. Bulunduğu her görevde Aksaray için faydalı olmayı başardı.
En son el attığı Belisırma sorununa çözüm için devletin tüm kurumlarını harekete geçirdi, bakanlıklarda geniş toplantılar yaptı, Belisırma'da mağdur olan esnafın turizmi canlandıracak ruhsatlı işletmeler olmasına gayret etti
Belediyeyle sorunsuz bir çalışma yürütmesi, bugünlerde nadir rastlanan bir yönetim başarısıydı.
Engin ve şefkatli bir yapısı vardı. “Aile Yılı” kapsamında yapılan çalışmalardaki duyarlılığı, engelli bireylerle kurduğu samimi diyaloglar hafızalarda yer etti.
Gençlere önderlik etmek, Aksarayspor’u bir üst lige taşıma hedefiyle verdiği mücadele, stadyumlarda hissedilen o coşku… Gece gündüz demeden nöbette olanların yanında oluşu, Asel bebeğin aranmasında afet ekipleriyle omuz omuza duruşu… Daha sayılacak çok şey var.
Belki de en önemlisi; basında kendisine haksız eleştirilerde bulunanlara dahi hoşgörüyle yaklaşabilen bir devlet adamı olmasıydı. Bu tavır, makamın değil, karakterin büyüklüğünü gösterir.
Güle güle Kumbuzoğlu…
Aksaray seni unutmayacak.
Yolun açık, kaderin güzel olsun.
Yorumlar
Kalan Karakter: